Karaciğerinize parfüm sıkar mısınız
Peki ya böbreÄŸinize, pankreasınıza? Cevabınız “Hayır!?!” ise neden baÅŸka bir organımıza, hatta en büyük organımıza yani vücut ağırlığımızın %18′ini oluÅŸturan derimize, bu kimyasal maddeyi boca ediyoruz?
Yanlış anlaşılmasın ben de parfüm seviyorum. Özellikle “Sevgi sadece vermektir, almak vereni mutlu etmek için ise sevgidir” felsefesinden yola çıkarak tek bir dal çiçek, minik bir buzdolabı mıknatısı ya da hoÅŸ bir hediye paketi içinde şık ÅŸiÅŸeli bir parfüm hediyesi almak bana sevildiÄŸimi, düşünüldüğümü hissettiriyor, çok mutlu oluyorum.
Öte yandan parfümümüzü kullanmaya gelince zarar görmemek için, saçımıza ya da giysilerimize sıkmamız gerekiyor, bir organımıza değil. Derinin üzerinde gözle göremediğimiz milyonlarca minik gözenek var ve üzerine ne koyarsak %68-74 oranında anında vücudumuzun içine nüfuz ediyor. Sigara bırakmada kullanılan nikotin bantlarının deriye yapıştırılmasının sebebi de bu. Mesela keten tohumunun tadını beğenmeyen küçük çocuğunuzun derisine biraz bu yağdan sürebilirsiniz, bu şekilde yararlı omega yağlarını vücudu emer ve faydalarını alır.
O zaman içinde parfüm, paraben* ve birçok petrol atığı bulunan vücut kremlerini cildimize yedire yedire sürdüğümüzde de aynı şey olmuyor mu? Peki ya duşta kimyasal dolu bir şampuanla yıkandığımızda?
*Parabenler çok geniş çapta kozmetik ürünleri içinde kullanılan koruyuculardır. Raf ömrünü uzatmak amacıyla kullanılan bu madde, ciltte egzama tipi tahriş ve alerjik reaksiyonlara sebep olur. Benzoik asidin bir türevidir. Zehirli ve toksik bir maddedir. Parabenler vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. Göğüs kanseri hastası kadınlar üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda alınan tümör örnekleri içinde bol miktarda paraben maddesi olduğu ortaya çıkmıştır.
NERELERDE BULUNUR? Kozmetikler; fondöten, pudra, göz farı, maskara, makyaj temizleyiciler, ruj, çabuk kuruyan ojeler. İlaçlar; krem-merhem şeklindeki ilaçlar, göz, kulak ve burun damlaları, bandajlar, lokal anestezik ilaçlar. Kişisel bakım ürünleri; nemlendirici losyon ve kremler, diş macunu, diş tozu ve temizleyicileri, güneş yağları, cilt temizleyiciler, parfümler, terlemeyi önleyici deodorantlar, sabunlar…
Günümüzde her türlü kozmetiÄŸin parabensizi (paraben free), kimyasal içermeyeni, organiÄŸini bulmak mümkün. En azından diÅŸ macunumuzu, ÅŸampuanımızı, sabunumuzu ve vücudumuza sürdüğümüz kremimizi deÄŸiÅŸtirsek bile çok büyük bir yol kat etmiÅŸ oluruz. Önemli olan her gün yaptığımız ÅŸeyleri düzeltmek. Mesela diÅŸ macunu. Son zamanlarda uzmanlar uyarıyor; “ÇocuÄŸunuz yutmamayı öğrenene kadar diÅŸ fırçasına diÅŸ macunu koymayın, sadece su ile fırçalamayı öğretin” diye.
Peki bizler diş macunumuzu yutmamayı öğrendiğimiz yaştayız, ama dil altındaki bölgeye giden macun ne olacak? Dil altı öyle özel bir bölge ki, ne koyarsanız anında kana karışıyor, dil altı haplarının mantığı bu zaten. Hele çocuklara verilen şeker pembesi diş macunları, ya da daha beyaz dişler için olanlar tam bir kimyasal deposu. Her gün kendi elimizle bir iki kere zehirlenmenin en kolay yolu.
Önümüz güneÅŸlenme mevsimi. GüneÅŸ kremlerinin 2 zararı var: Öncelikle, vücudun koruma mekanizmasını susturuyor. Çünkü yüksek rakamlı bir güneÅŸ koruyucu (sun block) sürünce “Yeter artık bolca D vitamini de depoladım, kızarıyorum bak, hadi gölgeye” diyemiyor vücut bize. DiÄŸer yandan da parfüm, paraben vs. ile güneÅŸ ışınları birleÅŸip çok zararlı bir hâl alıyor deri için. Uzmanlar bize zararlı olanın güneÅŸ deÄŸil, kimyasallar sürdüğümüz derimizi uzun süre o ÅŸekilde güneÅŸ ışınlarına maruz bırakmak olduÄŸunu söylüyor. Muhakkak “doÄŸal” güneÅŸ koruyucu kullanmak ve kararında güneÅŸ almak lazım.
Canınızı hiç sıkmak istemiyorum ama devamlı okuduÄŸumuz araÅŸtırmalarda örneÄŸin; ABD’de kuaför salonlarında çalışanlardaki hızla artan kanser vakaları, Fransa’da 41 yaÅŸ üzeri yüksek gelir düzeyi kadınlarda görülen cilt kanseri oranları çok korkutucu. Neden Çukurova’da pamuk toplamak için güneÅŸ altında uzun saatler çalışan işçilerde veya güneÅŸi çok fazla gören fakir ülkelerin insanlarında deÄŸil bu yüksek cilt kanseri oranları?
Her ÅŸeyin doÄŸalını bulmak o kadar da zor deÄŸil, çok güzel ürünler var piyasada. Hiçbir ÅŸey bulamazsak bile biraz badem yağı, zeytinyağı ya da Hindistan cevizi yağı harika bir vücut nemlendiricisi olabilir. DoÄŸal sabunlar her yerde. Kullandığımız her bakım ürününün içindekilere bakıp özellikle, telaffuz edemediÄŸimiz ÅŸeyler olmamasına dikkat etmeliyiz. Kullandığım %100 doÄŸal bir marka kremin üzerinde: “Çok acıkırsanız yiyebilirisiniz” yazıyor! İşte, yemeyeceÄŸimiz hiçbir ÅŸeyi vücudumuza sürmeyelim kuralı…
Önemli olan kimyasalların zararlarını fark etmek ve mümkün olduğunca bunlardan uzak durmak. Yoksa güzel kokmaya kimsenin itirazı yok, hele sevdiğimizden gelen hediye bir parfüm ile…
Sağlıklı ve keyifli günler dileklerimle,
Gül Kaynak
Detoks Uzmanı
Yorum Yapin
Konu hakkindaki goruslerinizi belirtebilirsiniz

