<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifalı Bitkiler Kürler Tedavi Yöntemi &#187; Zayıflama Diyetleri</title>
	<atom:link href="http://www.bitki-saglik.com/category/zayiflama-diyetleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bitki-saglik.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Sep 2011 16:59:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Antep fıstığı kilo verdiriyor</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/antep-fistigi-kilo-verdiriyor</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/antep-fistigi-kilo-verdiriyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 05:53:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Antep fıstığı zayıflatıyor mu]]></category>
		<category><![CDATA[Antep fıstığının yararları]]></category>
		<category><![CDATA[göbek eriten diyet önerileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=470</guid>
		<description><![CDATA[Diyet yaparken belirli miktarda Antep fıstığı tüketilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu tespit edildi. Diyet yaparken belirli miktarda Antep fıstığı tüketilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu tespit edildi. Alman Aerztezeitung internet sitesinin haberine göre, Kaliforniya üniversitesinde yapılan araştırmada, yüksek besleyici değerlere sahip Antep fıstığının aynı zamanda kilo vermede olumlu etkisi olduğu ortaya çıktı. Bilim adamları, diyet uygulayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/5339/14065339.jpg" alt="" width="117" height="117" /><span style="color: #0000ff;"><strong>Diyet yaparken belirli miktarda Antep fıstığı tüketilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu tespit edildi.</strong></span></p>
<p>Diyet yaparken belirli miktarda Antep fıstığı tüketilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu tespit edildi.<br />
Alman Aerztezeitung internet sitesinin haberine göre, Kaliforniya üniversitesinde yapılan araştırmada, yüksek besleyici değerlere sahip Antep fıstığının aynı zamanda kilo vermede olumlu <span id="more-470"></span>etkisi olduğu ortaya çıktı.</p>
<p>Bilim adamları, diyet uygulayan 52 aşırı kilolu hasta üzerinde yaptıkları araştırmada, bir gruba ara öğün olarak 240 kalori değeri olan Antep fıstığı, bir gruba da 220 kalori değeri olan tuzlu bisküvi verdi. 12 hafta süren araştırmanın sonunda, Antep fıstığı yiyen grubun kısa sürede hedeflenen kiloya ulaştığı görüldü. Ayrıca Antep fıstığı verilen grubun trigliserit değerlerinin daha düşük olduğu gözlendi.</p>
<p>Öte yandan ABD&#8217;de yapılan diğer bir araştırmada, kabuklu Antep fıstığının, soyulmuşuna oranla daha az miktarda tüketildiği ortaya çıktı. Bir gruba soyulmuş Antep fıstığı, diğer gruba kabuklu Antep fıstığı veren araştırmacılar, kabuklu fıstığın daha az miktarda tüketilerek aynı doygunluğa ulaşıldığını gördü. Bilim adamları, soyulmuş Antep fıstığı kabuklarının görüntüsünün deneklerin daha az yemesine neden olduğunu belirtti. Soyulan kabukların hemen atılması halinde ise deneklerin daha fazla Antep fıstığı yediği görüldü.</p>
<p>British Journal of Nutrition dergisinde yıl başında yayımlanan bir araştırmada da yüksek yağ oranı ile bilinen Antep fıstığındaki yağın bir bölümünün kullanılmadan insan vücudundan atıldığı belirtilmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/antep-fistigi-kilo-verdiriyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. Karatay Diyeti</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/dr-karatay-diyeti</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/dr-karatay-diyeti#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 20:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[et yumarta ve tereyağlı diyet]]></category>
		<category><![CDATA[karatay diyeti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[Son 15 yıldır her gün bir yerde karşımıza çıkan yo-yo diyetler, azar azar sık sık yiyin tavsiyeleri, her sağlık programında başka bir beslenme önerisi karşımıza çıkıyor. Yine de tüm dünyayı etkisi altına alan obeziteyi ve yayılma hızını durdurmak şöyle dursun aksine git gide daha vahim bir boyuta ulaştığını görüyoruz. İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/5776/13355776.jpg" alt="" width="158" height="105" />Son  15 yıldır her gün bir yerde karşımıza çıkan yo-yo diyetler, azar azar  sık sık yiyin tavsiyeleri, her sağlık programında başka bir beslenme  önerisi karşımıza çıkıyor. Yine de tüm dünyayı etkisi altına alan  obeziteyi ve yayılma hızını durdurmak şöyle dursun aksine git gide daha  <span id="more-392"></span>vahim bir boyuta ulaştığını görüyoruz. İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp  Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay  yurtdışından kopyalanıp Türk hastalara önerilen diyetlerin kalıcı olarak  kilo vermede etkili olmadığını ve sık sık yemenin uzun vadede insülin  direnci oluşturduğunu söylüyor. Hayy Kitap&#8217;tan çıkan Karatay Diyeti  kitabında da sağlıklı beslenme konusunda tavsiyeler veren Prof. Dr.  Karatay beslenme hakkında doğru bilinen yanlışları anlattı&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Siz 4 saat  aralıklara yemek yemeyi tavsiye ediyorsunuz ve Leptin hormonunun  öneminden bahsediyorsunuz. Nedir Leptin hormonu ve ne işe yarar?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Leptin hormonu iştahı  kapatan, yağları yakan hormondur. İnsülin hormonu da acıktıran ve  yağları depo eden hormondur. Leptin, vücutta bulunan tüm hormonların  işlemesini idare eden hormondur. Orkestra şefidir. Tiroide, pankreasa,  strese, seks hormonlarına her şeye emreder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Peki, bu sistem nasıl işliyor vücutta?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ağzımıza bir yiyecek  koyar koymaz kan şekerimiz yükselir. Kan şekeriyle beraber insülin  hormonu da yükselir. 2 saat sonra insülin düşmeye başlar ve vücuttaki  şeker enerjiye dönüşür, 2 saatten sonra da glukagon depo edilmiş şekeri  enerjiye dönüştürür. İşte bunlardan sonra leptin hormonu devreye girer  ve o zaman yağlar yakılmaya başlanır ve depo edilmiş olan yağlar enerji  sağlamak için kullanılır. 4 saat aralıkla yemek yendiğinde metabolik  olarak yağların yanma süresi başlar ve devam eder. Onun için biz sık sık  yedikçe insülin salgılanır, insülin salgılandıkça da uzun vadede  insülin direnci oluşur ve bu şekilde kilo vermeye imkân ve ihtimal  yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Açlığa dayanamayanlar, örneğin hipoglisemisi olanlar ne yapmalı?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biz buna reaktif  hipoglisemi diyoruz. Hipogliseminiz eğer varsa insülin direnciniz var  demektir. Kuvvetli bir kahvaltı yaparak, 2 yumurta yerseniz, beyaz  peynir avuç içiniz kadar yerseniz, her kahvaltıda zeytin 2-3 tane değil  9-10 tane zeytin yerseniz elleriniz ayakların titremez. Öyle kibrit  kutusu kadar beyaz peynirin kimseye faydası yok. Çok kuvvetli kahvaltı  yapınca zaten acıkmazsın. Hafta sonu mesela mükemmel bir kahvaltı  yaparız akşam 6 olur yine acıkmayız.</p>
<p>Ne zaman o ellerde  ayaklarda titreme oluyor? Mutlaka simit, poğaça, tost yerseniz, sağlıklı  diye meyve suyu içerseniz reaktif hipoglisemi oluşuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>HER GÜN 2 YUMURTA YENECEK</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Siz çok fazla meyve tüketimini de önermiyorsunuz&#8230;</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çünkü meyve ve meyve  suyu insülin direncini artırıyor, ekmek yüksek glisemik indeksli gıda  olduğu için sık sık da yense az da yense insülin direncini arttırır.  Düşük glisemik indeksli karbonhidrat alınabilir. Karbonhidrat  önermiyorum diye bir şey yok. Sağlıklı yağ, sağlıklı karbonhidrat,  sağlıklı protein yenecek. En sağlıklı protein yurdumuzda yumurta ve  kırmızı ettir. Yumurta proteini insan proteine en yakın olan proteindir.  Yumurta ben haftada bir yiyorum falan değil. Her gün 2 tane yumurta  yenecek. Kitapta bunları sebepleriyle anlatıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KOLESTROL EN GÜÇLÜ ANTİOKSİDANDIR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Peki, kolestrol bir hastalık mıdır ?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kolestrol diye bir  hastalık olamaz. Kolesterol vücudumuzun en ana, en önemli biyokimyasal  maddesidir. Kolestrol olmasa ne siz hayatta olabilirsiniz, ne ben, ne  kedi, ne de köpek. Kolestrol vücutta her hücrenin, karaciğer, böbrek,  beyin, göz, seks hormonları, seks organları hepsinin hücre yapısında  vardır. Beynin yüzde 90&#8242;ı kolestroldür. Sinir sisteminin yüzde 90&#8242;ı  lipid ve kolestroldür. Siz yesenizde yemesenizde, ilaç alsanızda  almasanızda insan vücudunda her gün 2500 mg kolestrol üretilmektedir.  Kolestrol en kuvvetli en doğal antioksidandır. Bu nedenle ben  hastalarıma kolesterol ilacı vermem, alanların da kolesterol ilacını  bıraktırırım. İnanın daha sağlıklı yaşamaya başlıyorlar, kalp hastaları  da dahil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>OBEZİTE TSUNAMİSİNİN SEBEBİ KARBONHİDRATLARDIR</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Fındık, fıstık öneriyorsunuz, senelerce yağlı oldukları için yasaklanmadı mı?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Doğal olan her şey  sağlıklıdır. Hem yumurtanın hem fındık fıstığın içinde doğal omega 3  vardır. Köy tereyağı sağlıklıdır, zeytinyağı sağlıklıdır. Ülkemiz  zeytinyağı cennetidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bütün dünyadaki halk  “yağlar kalp hastalığı yapar, aman sakın tüketmeyin” diye korkutuldu.  Yağ yemeyen kişiler karbonhidratlara saldırdı ve obezite tsunamisi  ortaya çıktı. Bütün dünyada yaygın bir şekilde, pandemik dediğimiz  hastalık obezitedir. Bütün hastalıkların temelinde de bu yatmaktadır.  Tam tersine bu sağlıklı yağları yemediğimiz için hastalanıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sağlıklı yağlar hangileridir?</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>
<div>Zeytinyağı, Trabzon yağı, tereyağı en sağlıklı yağlardır.</div>
</li>
<li>
<div>Fındık, fıstık, cevizdeki yağlarda da doğal olarak Omega 3 bulunur.</div>
</li>
<li>
<div>Sağlıklı yağlar hücreyi kuvvetlendirerek virüslerin, mikropların ve toksik maddelerin hücre içine girmesini engeller.</div>
</li>
</ul>
<p><strong>OMEGA 3 OMEGA 6 DENGESİ ÇOK ÖNEMLİ</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Omega 3 omega 6 dengesi nasıl olmalı? Omega 6 nelerde var neleri yememeliyiz?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hücre zarlarının temel  yapısında Omega 3 ve Omega 6 vardır. Bunların dengesi çok önemlidir.  Batı tipi beslenmede Omega 6 miktarı yüksektir. Omega 6 dengesi hücre  zarında Omega 3&#8242;ün aleyhine bozulmuştur. Normalde mağara devri zamanında  Omega 3&#8242;ün Omega 6&#8242;ya oranı 1&#8242;e 1&#8242;dir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son yıllarda omega 6  vücudumuza bilerek ve bilmeyerek giriyor. Omega 6&#8242;lar arttıkça denge  bozuluyor. Batıda gösterildiki hücrede Omega 1 ise Omega 6, 50&#8242;ye kadar  çıkıyor. Bu dengenin omega-6 lehine bozulması dejeneratif dediğimiz  hastalıkların nedeni olarak kabül ediliyor. Bu konuyu açık bir biçimde  Karatay Diyeti kitabımda anlatıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Omega 6 nelerde bulunuyor?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bütün işlenmiş  gıdalarda, trans yağlara dönüştüğü için bulunur. Bilelim bilmeyelim bu  işlenmiş gıdalarda damak tadını arttırsın diye maalesef mısır pekmezi  katılır çok ucuz da olduğu için. Mısır yağında ve ayçiçeği yağında çok  fazla Omega 6 vardır. Omega 6 çoklu doymamış yağ asididir. Çok çabuk  bozulduğu için vücutta zararlı hale gelen trans yağlara hemen dönüşür.  Omega 3 kolay kolay dönüşmez, tereyağ hiç dönüşmez. Omega -6 yüksek  ısıda, havayla temas ettiğinde, gün ışığına maruz kaldığı zaman hemen  bozulurlar ve kanserojen, damar sertliği yapan, alzheimer yapan trans  yağlar meydana gelir. Transyağlar da gider hücre zarının içine oturur.  İşte o tehlikelidir, hücre zarında transyağlar biriktikce, hücre  zarlarında fonksiyon bozuklukları, zayıflıklar, işlevsizlik ortaya çıkar  ve hastalanmalar hücre seviyesinde başlamış olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mısırdan da şeker üretilmeye başlandı…</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fruktoz, mısır pekmezi  dediğimiz o zaten. Çok ucuz olduğu için bütün gıdaların içine  konuluyor. Bütün meyvelerde ve bütün meyve sularında vardır. İşte bunlar  vücutta maalesef tehlikeli çünkü insülini arttırıyor. Türk toplumu  olarak biz hareketsiz bir toplumuz. Her gün 5 kilometre koşun  istediğinizi yiyin. Onun için 30 yaşından sonra kadınlarda selülit,  erkeklerde göbekde yağlanma problemi başlar bu da insülin direnci  başladığı anlamına geliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geçen hafta Avrupa  Birliği&#8217;nde yayınlandı; her gıdanın ısıtıldığı anda trans yağa dönüştüğü  söyleniyor. Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bölüm Başkanı Dr. Walter  Willet diyor ki; &#8216;yağlardan korkmayın, ekmekten, pastadan, börekten,  şekerden korkun. Kilo aldıran, insülin direncini, tansiyonu, kalp  hastalığını yapan şekerdir. Bu şekerin de başında fruktoz gelmektedir&#8217;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/dr-karatay-diyeti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Migren ve beslenme önerileri</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/migren-ve-beslenme-onerileri</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/migren-ve-beslenme-onerileri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 18:23:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme şekli]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Migren ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[migren için öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[migren için şifalı bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=359</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda giderek artan migren rahatsızlığı hayatı da olumsuz etkilemekte. Migrenin özellikle beyindeki damarların genişlemesi nedeniyle oluştuğu bilinmektedir. Migren ağrısının oluşmasından önce kişide uyuşukluk, göz kararması, gözde parlayan ve kaybolan ışıklar, keyifsizlik, huzursuzluk görülebilmektedir. Ağrıları sıklıkla tetikleyen faktörler her gün yediğimiz bazı yiyeceklerden kaynaklı olabilir. Bu tetikleyici besinleri az yemek ya da hayatınızdan çıkarmak migren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/308_free/29/298365.jpg" alt="" width="174" height="119" /></p>
<p><a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Son</strong></span></a> zamanlarda giderek artan migren rahatsızlığı hayatı da olumsuz  etkilemekte. Migrenin özellikle beyindeki damarların genişlemesi  nedeniyle oluştuğu bilinmektedir.</p>
<p>Migren ağrısının oluşmasından önce kişide <span id="more-359"></span>uyuşukluk, göz kararması, gözde parlayan <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ve</strong></span></a> kaybolan ışıklar, keyifsizlik, huzursuzluk görülebilmektedir.</p>
<p>Ağrıları sıklıkla tetikleyen faktörler her gün yediğimiz bazı yiyeceklerden kaynaklı olabilir. Bu tetikleyici besinleri az <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>yemek</strong></span></a> ya da hayatınızdan çıkarmak migren ataklarını azaltabilmekte.</p>
<p>*Çikolata,  peynir, bira ve şarap damar genişlemesine neden olarak migreni  tetiklemektedir. Bu besinler dışında inek sütü, yumurta, gluten içeren  besinler, domates, balık, mısır dahi etkileyebilmektedir.</p>
<p>*Besin alerjilerinin migreni tetiklediği bilinmekte. Besin alerjisi olan kişilerin <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>daha</strong></span></a> fazla serotonin ve histamin salgılamaları sonucu migren atakları da  etkilenmektedir. Kişiye alerji yapan veya sindirimde problem yaşatan  besinlerin diyetten çıkarılmasıyla migren ataklarının da azaldığı  belirtilmekte.</p>
<p>*<a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Kırmızı</strong></span></a> şarap, beyaz şaraba göre daha fazla histamin salgılanmasına neden olur.  Bu nedenle kırmızı şarabın beyaza göre tetikleyici etkisi daha  fazladır.</p>
<p>*Histamin salınımını artıran besinlerin diyetten çıkarılması ve gerekirse B6 ve C vitamini desteğiyle ataklar azalabilmektedir.</p>
<p>*Monosodyum  glutamat, nitrit, nitrat artık günlük tükettiğimiz birçok paketlenmiş  üründe bulunmaktadır. Bu katkı maddelerinin de migren ataklarını  etkilediği bilinmektedir. Paketlenmiş yiyecekleri alırken etiket okuma  alışkanlığı edinmemiz önemli.</p>
<p>*Maya ve mayalı besinler, soya sosu da tüketiminin azaltılması gereken diğer yiyecekler.</p>
<p>*Sucuk, salam, füme etler, salamura etler ve ciğer de dikkatli tüketilmesi gereken protein grubunda yer alan besinlerdir.</p>
<p>*Eğer  vazgeçemiyorsak kola, kahve gibi kafeinli içecekler günde en fazla iki  bardak/fincan, alkollü içecekler en fazla günde bir bardak  tüketilebilir.</p>
<p>*Aşırı tuzlu yiyecekler, fermente ürünler, deniz mahsulleri, turşu yine tetikleyici besinler arasında.</p>
<p>*Bazı  kişilerde migreni portakal, limon, greyfurt gibi meyveler de  etkileyebilmekte, yedikten sonra oluşan semptomlara göre tüketim  miktarınızı ve sıklığınızı ayarlamalısınız.</p>
<p>*Migreni olan kişilerin düşük magnezyum seviyesi olabilmektedir. Magnezyum eksikliği de baş ağrılarını tetikleyebilmektedir.</p>
<p>*Bazı  araştırmalara göre zencefil tüketimi migren ataklarını  azaltabilmektedir. Günlük veya ağrı başlayınca tüketmek antienflamatuar  etkisiyle faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>Dyt.Özlem Sert Aydın</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/migren-ve-beslenme-onerileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflamaya önleyen 10 diyet hatası</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/zayiflamaya-onleyen-10-diyet-hatasi</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/zayiflamaya-onleyen-10-diyet-hatasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 11:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[diyet yaparak kilo almak]]></category>
		<category><![CDATA[diyetleri düzgün yapmak için öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış diyetler]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış yapılan diyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=336</guid>
		<description><![CDATA[Kilo verme çabasıyla ve tamamen iyi niyetle yapılan bazı hatalar sizi çıkmaza sürükleyebiliyor. İşte sık yapılan 10 diyet hatası: Baharın gelmesi ile birlikte hava sıcaklıkları da giderek artıyor. Kışın giyilen kalın ve katlı kıyafetlerin yerini ince hırka, tişört ve gömleklere bırakması fazla kiloları daha da görünür hale getirecek. Bu durum da “Kilo almak kolay, vermek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/7282/12997282.jpg" alt="" width="139" height="135" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kilo verme çabasıyla ve tamamen iyi niyetle yapılan bazı hatalar  sizi çıkmaza sürükleyebiliyor. İşte sık yapılan 10 diyet hatası:</strong></span></p>
<p>Baharın gelmesi ile birlikte hava  sıcaklıkları da giderek artıyor. Kışın giyilen kalın ve katlı  kıyafetlerin yerini ince hırka, tişört ve gömleklere bırakması fazla  kiloları daha da görünür hale getirecek. Bu durum da “Kilo almak kolay,  vermek zor” anlayışı çoğu zaman kişiyi umutsuzluğa<span id="more-336"></span> düşürüyor.</p>
<p>Oysa  unutulmamalı ki; diyet yapmak değil, kilo verme çabasıyla ve tamamen  iyi niyetle yapılan bazı hatalar, sizi çıkmaza sürükleyebiliyor. Dyt. E.  Yasemin Sancak&#8217;a göre diyette sık yapılan 10 yanlış var:</p>
<p><strong>1) “Az yersem, kahvaltımı geç yapıp öğün atlarsam kilo verebilirim”</strong></p>
<p>Ara  öğün atladığınızda kan şekeri dengeniz olumsuz etkilenebilir. Bunu  alışkanlık haline getirdiğinizde, hem sonraki öğünde daha fazla besin  tüketirsiniz, hem de uzun süre herhangi bir besin tüketilmediği için,  vücut sinyaller yollayıp kendini korumaya alır ve bir sonraki öğünü  depolama eğilimi gösterir. Ayrıca, çok akıllı bir mekanizma olan  metabolizma da koruma içgüdüsüyle yavaşlar ve yemediğiniz zaman  yakmamaya başlarsınız. Bu durumun devamında kan şekeri dengesizlikleri  ileri boyutlara taşınabilir.</p>
<p><strong>2) “Bazı besinleri hayatımdan çıkarmak zorundayım”</strong></p>
<p>Beslenme  sosyal bir ihtiyaç olduğu için, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı  sürece (Diyabet, alerji, hipertansiyon vb.) besinlere yasak koymak  mutsuzluk yaratır. Bu nedenle, sınırlı tüketmemiz gereken besinlerin  bilincinde ama yasakların yer almadığı bir beslenme sistemi kullanılmalı  ve vücutta denge sağlanmalıdır. En önemlisi de diyet yapan insan cezalı  değildir. Tüm besinler yenebilir. Patates, havuç, mısır, bezelye, muz,  incir, üzüm, kavun, karpuz, sütlü tatlılar, hatta çikolata bile,  zorunluluk nedeniyle yasaklamak gerekmiyorsa; miktar, sıklık ve  gerekiyorsa yanında dengeleyici unsur eklenerek yenebilir.</p>
<p><strong>3) “Bir haftada 4-5 kilo vermeliyim”</strong></p>
<p>Kilo  kaybı hızının haftada, vücut ağırlığına göre orantılı olarak ortalama  yarım ile bir buçuk kilo arasında olması önerilir. Bu değerlerin  üzerinde kayıp olması durumunda ilk sorgulanacak madde, kilonun hangi  kütleden olduğudur. Bir haftada büyük miktarlar verilebilir, fakat bu  sağlıklı olmaz.</p>
<p><strong>4) “Tek tip beslenerek hızla kilo verebilirim”</strong></p>
<p>Lahana  çorbası, keten tohumu, meyve diyetleri, limon suyu vb. tek tip, şok  diyetler veya bir besinin mucizevi hale getirilmesi yanlış  uygulamalardır. Yeterli ve dengeli beslenmeyi bir “puzzle”a benzetirsek,  tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda almamız gerekir.  Herhangi bir besinin faydası da ancak bu puzzle içinde minik parçalar  değerindedir. Yine tek tip beslenmede de hızlı kilo verilir ve su-kas  kaybı yaşanır.</p>
<p><strong>5) “Vücudumdaki su ve kas beni şişman gösteriyor”</strong></p>
<p>Vücudumuzun  büyük bir bölümünü oluşturan, “su kütlesi” hemen geri gelip artabilir.  Kas kaybı durumunda ise maalesef, yüzde çökme oluşur. Vücudun çalışan  işçileri olan kas kütlesi azaldığı için metabolizma yavaşlar. Hatalı  diyet nedeniyle, maalesef kişi kilo alma adayı haline gelir. Egzersiz  miktarı ve şiddeti fazla olduğunda kas kütlesi artarak kilo fazla  görünebilir, oysa yağ kütlesi azaldığı için bu olumsuz bir durum  değildir.</p>
<p><strong>6) “Karbonhidratlarla proteini ayrımalıyım”</strong></p>
<p>Bilimsel  anlamda baktığınızda, yeterli ve dengeli beslenme, tüm öğünlerde bütün  besin gruplarından yeterli ve dengeli miktarda almaktır. Yani mümkün  olan tüm öğünlerde, karbonhidrat, protein, yağ, vitaminlar, mineraller,  posa ve su gibi temel öğeler alınmalıdır.</p>
<p><strong>7) “Diyetimi zayıflama ilacı ile desteklemeliyim”</strong></p>
<p>Diyet  sırasında kilo verme amacıyla alınan bitkisel veya kimyasal ilaçlar  mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bireylerin bilinçsiz  bir şekilde doktor onayı ve önerisi olmadan ilaç kullanımı çok ciddi  sağlık sorunlarına yol açabilir. Yanlış kullanım, vücutta kalıcı  hasarlara, beyin fonksiyonlarında zayıflamaya, kalıcı tiroit  hasarlarına, malnütrisyona yani kötü beslenmeye ve sonunda kalp,  tansiyon, diyabet ve hatta kanser gibi ciddi hastalıklara neden  olabilir.</p>
<p><strong> <img src='http://www.bitki-saglik.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> “Bitki çayları faydalı, sınırsız içebilirim” </strong></p>
<p>Bitki  çaylarının mucize gibi görülüp sınırsız tüketilmesi oldukça yanlıştır.  Bazı türlerin aşırı tüketimi vücutta kalsiyum atımına ve kemik  erimesine, bazı türler kalıcı bağırsak problemlerine neden olabilir.  Örneğin çok iyi bir antioksidan olan ve metabolizmayı hızlandıran yeşil  çayı önerirken bile bazı noktalara dikkat edilmelidir. Örneğin,  hipertansiyonu olanlar, kalp aritmisi yani ritim bozukluğu olanlar,  hipertroidi olanlar yeşil çay tüketirken dikkatli olmalıdırlar.</p>
<p><strong>9) “Çok spor yaparsam zayıflarım”</strong></p>
<p>Yapılan  egzersizin türü ve şiddeti kilo vermeye ve yağ yakmaya uygun  planlanmalı ama aşırı olmamalıdır. Kilo kontrolünün sağlanabilmesi için  mutlaka kas kaybı yaşatmayacak bir diyet ve yeterli egzersiz  planlanmalı, aşırı egzersiz yapılmamalıdır.</p>
<p><strong>10) “Zaten diyet gibi besleniyorum”</strong></p>
<p>Vücut analizine göre planlanmış farklılıklar gereklidir.<br />
•  Endokrinolog  tarafından değerlendirilen biyokimyasal bulgularınız,<br />
•  Formülle hesaplanan değil; oksijen tüketiminizle ölçülen, metabolizma hızınız,<br />
•  Oldukça detaylı vücut analiziniz,<br />
•  Besin tüketim kaydınız,<br />
•   Yaşam şekli ve beğenileri göz önüne alınarak, diyetisyen tarafından  hazırlanan, sağlıklı ve kalıcı incelme programı kullanılmalıdır.<br />
• Ayrıca, davranış değişikliği sağlamak için psikolog/psikiyatrist desteği alınmalıdır.<br />
•   Bilimselliğin ışığında mucize olmadığına inanmak en önemli adımdır.  “Yaşam kalitesini artırmak” ve “gerçekten kalıcı zayıflama sağlamak”  için, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz, yaşam şekli haline  getirilmeli ve mutlaka davranış değişikliği sağlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/zayiflamaya-onleyen-10-diyet-hatasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hızlı rejim zayıflatıyor</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/hizli-rejim-zayiflatiyor</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/hizli-rejim-zayiflatiyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 20:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[cabuk zayıflamak]]></category>
		<category><![CDATA[çacucak zayıflamak]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı rejim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[Şaşırtıcı bir şekilde ve düşünülenin aksine, hedef kiloya ulaşmak için hızlı rejim daha etkili. Kongreye katılan Avustralya&#8217;nın Melbourne Üniversitesinden Katrina Purcell, iki rejim arasında mukayeseli bir deney yürüttüğünü belirterek, birinde 100 kiloluk bir kişinin haftada 1,5 kilo verme hedefiyle 12 haftalık hızlı diyet programını, diğerinde de yine 100 kiloluk bir kişinin haftada yarım kilo verme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/4230/11144230.gif" alt="" width="163" height="182" /><strong>Şaşırtıcı bir şekilde ve düşünülenin aksine, hedef kiloya  ulaşmak için hızlı rejim daha etkili.</strong></p>
<p>Kongreye katılan Avustralya&#8217;nın Melbourne  Üniversitesinden Katrina Purcell, iki rejim arasında mukayeseli bir  deney yürüttüğünü belirterek, birinde 100 kiloluk bir kişinin haftada  1,5 <a onmouseover="showAd('26628','101580' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>kilo</strong></span></a> verme hedefiyle 12 haftalık  hızlı diyet programını, diğerinde de yine 100 <span id="more-294"></span>kiloluk bir kişinin  haftada yarım kilo verme hedefiyle 36 haftalık yavaş diyet programını  kıyasladığını kaydetti.</p>
<p>&#8220;Şaşırtıcı bir şekilde ve düşünülenin  aksine, bu araştırma hedef kiloya ulaşmak <a onmouseover="showAd('26668','101219'  ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>için</strong></span></a> hızlı  rejimin yavaş rejimden daha etkili olduğunu gösteriyor&#8221; diyen Purcell,  araştırma sonuçlarının, yavaş rejim uygulayanların yüzde 48&#8242;inin vücut  ağırlıklarının yüzde 15&#8242;inden kurtulma hedeflerine ulaşabilirken, hızlı  rejim uygulayanların yüzde 78&#8242;inin bu hedefe ulaştıklarını ortaya  koyduğunu belirtti.</p>
<p>Avustralyalı araştırmacı, bunun sebeplerinden  birinin psikolojik olduğunu ve motivasyonu etkilediğini belirterek,  haftada 1,5 kilo verildiğinde rejimi sürdürme isteği olduğunu, ancak  yarım kilo verildiğinde <a onmouseover="showAd('26625','101215' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bu</strong></span></a> motivasyonun ortadan kalktığını  kaydetti.</p>
<p>Purcell, ayrıca yavaş gruptan dört kişinin kilo verme  çabasını <a onmouseover="showAd('26626','100493' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>çok</strong></span></a> zor bularak deneyi sonuçlanmadan  terk etmesine karşılık, hızlı gruptan sadece bir kişinin deneyden  ayrıldığını anlattı. Katrina Purcell, bu arada çok hızlı kilo  verilmesine ve vücudun aşırı derecede kalorisiz bırakılmasına karşı  uyarıda da bulunarak, &#8220;Hızlı rejminizi yalnız başınıza yapmayın, bir  diyetisyene danışın&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/hizli-rejim-zayiflatiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflamanın sırrı zeytinde</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/zayiflamanin-sirri-zeytinde</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/zayiflamanin-sirri-zeytinde#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 14:12:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin yaprağı zayıflatıyormu]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin yapragının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinin faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=289</guid>
		<description><![CDATA[Bilim insanları, zeytin yaprağı özüyle hazırlanan bir fincan kahvenin obeziteyle mücadelede yardımcı olduğunu keşfetti. Southern Queensland&#8217;s Üniversitesi&#8217;nde yürütülen çalışma, metabolik sendrom belirtisi görülene kadar yüksek oranda karbonhidrat ve yağ içeren diyet ile 8 hafta boyunca beslenen fareleri kapsıyor. 8 hafta boyunca zeytin yaprağı özüyle güçlendirilmiş kahve içirilen farelerin normal kahve içenlerle karşılaştırıldığında kardiyovasküler, karaciğer ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/9894/11079894.gif" alt="" width="196" height="139" /></p>
<p><strong>Bilim insanları, zeytin yaprağı özüyle hazırlanan bir fincan  kahvenin obeziteyle mücadelede yardımcı olduğunu keşfetti.</strong></p>
<p>Southern Queensland&#8217;s Üniversitesi&#8217;nde  yürütülen çalışma, metabolik sendrom belirtisi görülene kadar yüksek  oranda karbonhidrat ve <a onmouseover="showAd('26524','103347' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>yağ</strong></span></a> içeren diyet ile 8 hafta boyunca<span id="more-289"></span> beslenen fareleri kapsıyor. 8 hafta boyunca zeytin yaprağı özüyle  güçlendirilmiş kahve içirilen farelerin normal kahve içenlerle  karşılaştırıldığında kardiyovasküler, karaciğer ve metabolik  belirtilerde iyileşme gösterdiği tespit edildi.</p>
<p>Araştırmacılar, zeytin yaprağı özünün anti-inflamatuar özelliğinden  dolayı kilo verdirdiğini belirterek, &#8220;Yeşil çay, zerdeçal, aspirin  türevlerinin <a onmouseover="showAd('26330','101217' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ve</strong></span></a> ibuprofen&#8217;in benzer şekilde kilo  verdirme etkisinin olduğu düşünülüyor&#8221; dediler.<br />
American Journal of  Nutrition isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmada, fareler üzerinde  ortaya çıkan sonuçların beklenenin ötesine geçtiği kaydedildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/zayiflamanin-sirri-zeytinde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Mevsim Salataları</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/saglikli-mevsim-salatalari</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/saglikli-mevsim-salatalari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 22:43:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekmekli ve domatesli soğan salatası]]></category>
		<category><![CDATA[Elmalı ve acı biberli lahana salatası]]></category>
		<category><![CDATA[Kırmızı lahana salatası]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim salatalarının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[salata yemenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak için salata yiyin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=221</guid>
		<description><![CDATA[Marul salatası 4 kişilik Pişirme Süresi: 0 dk Hazırlama Süresi: 15 dk Hazırlanışı Marul yapraklarını yıkayıp suyunu süzün. İri parçalar şeklinde doğrayıp kaseye alın. Peyniri küp şeklinde doğrayıp ekleyin. Pancar turşusu, mısır, ince doğranmış turp, dilimlenmiş zeytinler ve nane yapraklarını ilave edin. Peynirlerin üzerine kekik ve pulbiber serpin. Limonun suyunu sıkıp içine tuz ve zeytin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2010/02/25/fft20_mf529787.Jpeg" alt="" width="164" height="133" /></p>
<p><strong>Marul salatası</strong><br />
4 kişilik<br />
Pişirme Süresi: 0 dk Hazırlama Süresi: 15 dk<br />
Hazırlanışı Marul yapraklarını yıkayıp suyunu süzün. İri parçalar şeklinde doğrayıp kaseye alın. Peyniri küp şeklinde doğrayıp ekleyin. Pancar turşusu, mısır, ince doğranmış turp, dilimlenmiş zeytinler ve<span id="more-221"></span> nane yapraklarını ilave edin. Peynirlerin üzerine kekik ve pulbiber serpin.</p>
<p>Limonun suyunu sıkıp içine tuz ve zeytin yağı karıştırın. Bu sosu salataya döküp harmanlayın. En üste kuru üzüm serpiştirerek servis yapın.</p>
<p><strong>Malzemeler</strong><br />
1 marul   1 su bardağı   küp doğranmış pancar turşusu   100 gr beyaz peynir   1 çay bardağı mısır tanesi   3 yemek kaşığı kuru üzüm   4 küçük turp67 biberli yeşil zeytin<br />
3 yemek kaşığı zeytin yağı   Nane yaprakları   1 limon   Tuz   Kekik   Kırmızı pulbiber.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2010/02/25/fft20_mf529791.Jpeg" alt="" width="164" height="137" /></p>
<p><strong>Ekmekli ve domatesli soğan salatası</strong><br />
4 kişilik Pişirme Süresi: 0 dk Hazırlama Süresi: 10 dk<br />
Hazırlanışı Domatesleri yıkayıp enlemesine ortadan kesin. Soğanın kabuğunu soyun ve halka doğrayın. Sarımsağı ince doğrayın ve bir kaseye alarak hepsini harmanlayın.</p>
<p>Tost ekmeklerini küp şeklinde dilimleyip fırın ızgarasında kızartın. Salataya maydanozu ve ekmekleri ilave ederek harmanlayın. Zeytin yağı, limon suyu ve tuzu küçük bir kasede karıştırıp salatanın üzerine gezdirerek servis yapın.</p>
<p><strong>Malzemeler</strong><br />
1 kırmızı soğan   250 gr kiraz domates   3 dilim tost ekmeği   1 diş sarımsak   1 çay bardağı kıyılmış maydanoz   3 yemek kaşığı zeytinyağı   Yarım limonun suyu   Tuz.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2010/02/25/fft20_mf529794.Jpeg" alt="" width="167" height="131" /></p>
<p><strong>Elmalı ve acı biberli lahana salatası</strong><br />
6 kişilik Pişirme Süresi: 0 dk Hazırlama Süresi: 10 dk<br />
Hazırlanışı Lahanayı yıkayıp suyunu süzün. İnce ince doğrayarak geniş bir kaseye alın.</p>
<p>Zeytin yağı, pulbiber, tuz ve soya sosunu küçük bir kasede karıştırıp lahanaya ekleyin ve iyice karıştırın. Elmayı yıkayın ve kabuğunu soymadan dilimleyin. Lahanaya ekleyin. Cevizi ve dereotunu ilave ederek servis tabağına alın.</p>
<p><strong>Malzemeler</strong><br />
Yarım lahana   1 yeşil elma   1 su bardağı ceviz içi   1 yemek kaşığı kırmızı pulbiber   3/4 çay bardağı zeytin yağı   1 yemek kaşığı soya sosu   Tuz   İnce kıyılmış.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2010/02/25/fft20_mf529800.Jpeg" alt="" width="168" height="113" /></p>
<p><strong>Kırmızı lahana salatası</strong></p>
<p>4 kişilik Pişirme Süresi: 0 dk Hazırlama Süresi: 15 dk<br />
Hazırlanışı Kırmızı lahanayı yıkayıp suyunu süzün. İnce doğrayıp bir kaseye alın. Havuçların kabuğunu soyarak jülyen doğrayın. Biberlerin çekirdeklerini temizledikten sonra ince şeritler halinde doğrayın ve hepsini harmanlayın.</p>
<p>Mayonez, yoğurt ve hardalları birlikte çırpın. Zeytin yağı, limon suyu ve tuz ekleyip sosu salataya karıştırın.</p>
<p>Tost ekmeklerini parmak şeklinde dilimleyip fırın ızgarasında kızartın. Salatayla birlikte servis yapın.</p>
<p><strong>Malzemeler</strong><br />
Yarım kırmızı lahana   2 havuç   2 çarliston biber   Yarım limonun suyu   1 yemek kaşığı mayonez   1 yemek kaşığı yoğurt   1 çay kaşığı taneli hardal   1 tatlı kaşığı dijon hardalı   2 yemek kaşığı zeytin yağı   Tuz   2 dilim tost ekmeği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/saglikli-mevsim-salatalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek Eriten Diyet</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/gobek-eriten-diyet</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/gobek-eriten-diyet#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 15:15:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[doktorlardan diyet önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi göbek eriten diyet]]></category>
		<category><![CDATA[göbek eriten diyet önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[karın bölgesini inceltmek]]></category>
		<category><![CDATA[karın bölgesini zayıflatmak]]></category>
		<category><![CDATA[uzamanlardan göbek eriten diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Göbek ve bel çevresinde biriken yağlar çoğu zaman metabolik bir soruna işaret eder. Bu kişilerin çoğunda insülin direnci sorunu vardır. // Az bir kısmında ise tiroid hormonlarının yetersizliği ya da böbrek üstü hormonlarının fazlalığı (Hipotiroidi veya Kuşing hastalığı) vardır. Çok daha seyrek olarak testosteron seviyesinin azalmasıyla birlikte antropoz dönemine girmiş erkeklerde de bel çevresi genişlemesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1072/9311072.jpg" alt="" width="139" height="139" /></p>
<p><strong>Göbek ve bel çevresinde biriken yağlar çoğu zaman metabolik bir soruna işaret eder. Bu kişilerin çoğunda insülin direnci sorunu vardır.</strong></p>
<p><script src="http://www.hurriyet.com.tr/_js/adnet_hdetay.js" type="text/javascript"></script> <script type="text/javascript">// <![CDATA[
var PartnerId = returnAdCode('2208');
var AdContainerIds ='divAdnetKeyword';
// ]]&gt;</script> <script src="http://adtext.adnet.com.tr/js/getAD.js" type="text/javascript"></script><script src="http://adtext.adnet.com.tr/AdnetGeoCookie.ashx" type="text/javascript"></script><script src="http://adtext.adnet.com.tr/js/AdtextFlashobject.js" type="text/javascript"></script><script src="http://adtext.adnet.com.tr/adArray.ashx?PartnerId=7605" type="text/javascript"></script><script src="http://adtext.adnet.com.tr/js/AdtextAd.js?v=1_1" type="text/javascript"></script>Az bir kısmında ise tiroid hormonlarının yetersizliği ya da böbrek üstü hormonlarının fazlalığı (Hipotiroidi veya Kuşing hastalığı) vardır. Çok daha seyrek olarak testosteron seviyesinin azalmasıyla birlikte antropoz dönemine girmiş erkeklerde de bel çevresi genişlemesi<span id="more-150"></span> ortaya çıkabiliyor.</p>
<div style="float: left; padding-left: 3px; width: 100%;">
<div id="divAdnetKeyword">
Özellikle son yıllarda göbeklenme ile karakterli kilo almaya erkekler kadar kadınlarda da rastlanıyor. Bunun başlıca nedeni glisemik yükü fazla yiyeceklerin eskisinden daha çok tüketilmesi. Ayrıca alkol kullanımın yaygınlaşması ve hareketsizlik de önemli faktörler.</p>
<p>Şekerli yiyecekler ve aşırı <a onmouseover="showAd('23957','100249' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>beyaz</strong></span></a> ekmek tüketimi arttıkça da göbek çevresi genişler. Şekerli meşrubatların (1 kutu kolalı içecekte 8-10 kesme şekere eşdeğer şeker olabiliyor) eskiye göre çok daha fazla içilmesi de ciddi bir faktördür. Cips, gofret ve benzeri atıştırmalar, ayaküstü yenen yiyeceklerin çoğu, özellikle fast food menüler sorunu patlama noktasına taşımıştır. Yiyecek listesinde beyaz pirinç, börek, çörek, kurabiye, patlamış mısır ve patates kızartmasının oranı arttıkça göbek bağlayan insanların sayısı da artacaktır.</p>
<p><strong>NE YAPMALI? </strong></p>
<p>Göbek çevresinde biriken yağları eritmenin yolu öncelikle sorunun arkasında yatan insülin direnci, hipotirodi, Kuşing hastalığı gibi sağlık problemlerini çözmekten geçiyor. Ayrıca beslenme yanlışlarından vazgeçmek de şart. Eğer göbeklenme sorununa veda etmek istiyorsanız bol bol sebze yemeye, tam tahıllar ve bakliyatlardan daha çok yararlanmaya, yağsız kırmızı et, beyaz et, yağsız süt ve süt ürünleri ağırlıklı bir beslenme planı oluşturmaya çalışın. Pasta, kek, kurabiye ve benzeri hamur işlerinden, yağlı ve unlu ürünlerden (börek, poğaça, açma), hazır paketlenmiş atıştırmalıklardan (grisini, cips, gofret), çok tatlı meyvelerden ve konsantre meyve sularından, meşrubatlardan, krema, mayonez, kaymak ve benzeri yağlı yiyeceklerden, alkolden kesinlikle uzak durun. Hayatınıza yeniden hareket katmayı, her gün ortalama 8-10 bin adım atmayı unutmayın&#8230;</p>
<p><strong>Beslenme konusu abartılıyor mu?</strong></p>
<p>Son günlerde neredeyse televizyonların bütün kanallarında tam bir bilgi karmaşası yaşanıyor. Konu beslenme-bağışıklık sistemi ilişkisi. Doğru beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirmede temel oyunculardan biri olduğu doğru. Bu doğru da öncelikle kötü beslendiğiniz, daha doğrusu yeteri kadar besin temin edemediğiniz durumlar için geçerli. Yani özellikle şu veya bu besini yiyip içerek bağışıklık sistemini 3-5 günde güçlendirivermek sanıldığı kadar kolay bir şey değil.</p>
<p>Narın, domatesin, kefirin, yoğurdun, portakalın ya da kırmızı etin bağışıklık sistemine faydalı olabileceği doğru bir düşüncedir ama herhangi bir besinin bu sistemin şu veya bu oyuncusunu doğrudan etkilediğini gösteren ciddi bir araştırma yoktur. Yapılması gereken sebzeyi, meyveyi, tahılı, bakliyatı ve hayvansal kaynaklı yiyecekleri içecekleri (et, balık, tavuk, yumurta, süt ve süt ürünleri) dengeli bir şekilde tüketmekten ibarettir.<br />
<strong>DYT. GÜNEŞ AKSÜS</p>
<p>Bizi ne şişiriyor<br />
</strong><br />
Kliniğimizde geçen hafta yaptığımız haftalık değerlendirme toplantısında diyet uzmanlarımızdan birinin hazırladığı küçük bir not dikkatimi çekti. O not kilo programına devam eden hastalardan birinin verdiği bilgilerin özetiydi. Bilgi notunda yukarıdaki soruya şu yanıtlar verilmiş: Meşrubatlar, dondurma, çikolata, unlu tatlılar, alkol, pizza, fast food besinler, gofret ve bisküviler, cipsler, kuruyemişler. Haksız değil!</p>
<p><strong>Kanser vitamin ilişkisi<br />
</strong><br />
Herhangi bir organ ya da doku kanserine yakalananların aklına takılan sorulardan biri de herhangi bir vitamin desteğinden faydalanmalarının gerekip gerekmediği, böyle bir destek alacaklarsa nasıl bir yol izlemelerinin lazım geldiğidir.</p>
<p>Bu konuda yazılıp çizilen pek çok şey olsa da üzerinde fikir birliğine varılmış ortak noktalar pek azdır. Hatta bilgisiz ve dikkatsiz davranıldığında vitamin-mineral desteği alacağım derken sorunu içinden çıkılmaz bir hale getirmek bile mümkündür. Özellikle internet ve basındaki bilgilerle bu süreci yönetmek ise son derece sakıncalıdır. Böyle bir durum ile karşılaşanların yapmaları gerekenin “kendilerini izleyen hekimle konuşmak ve onun vereceği yol haritasını uygulamak olmalı” diye düşünüyorum.<br />
<strong>DYT. NİLÜFER BAYRAM</p>
<p>Reflüde ameliyat<br />
</strong><br />
Kuvvetli asit baskılayıcı ilaçlarla tedavi öncesinde ciddi reflü vakaları için ameliyatlar sıkça kullanılırdı. Ancak etkin tedaviler sonrası cerrahinin rolü değişmiştir. Anti reflü cerrahi hiatus hernisi (mide fıtığı) olanlarda ve alt özofagus sfinkterini kuvvetlendirmede kullanılmaktadır. En sık kullanılan cerrahi yöntem Nissen fundoplikasyonudur.<br />
Cerrahinin sonuçları iyi olsa da yutmada güçlük, gaz ve şişkinlik hissi, sinir yaralanmasına bağlı ishal gibi bazı komplikasyonlar oluşabilir. Bu nedenle hasta seçimi çok önemlidir. ılaçların iyi geldiği genç hastalarda ameliyat kararını hasta, gastroenterolog ve cerrah birlikte almalıdır. Ameliyat öncesi gerekli özel testler mutlaka yapılmalıdır.<br />
<strong>PROF. DR. EROL AVŞAR</p>
<p>Menopoz yakın mı: Nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p>Adetten kesilmeden önce östrojen hormonundaki iniş-çıkışlara bağlı olarak adet düzensizliklerinin yaşandığı bir dönem vardır. Bu dönem her kadında değişken olmakla beraber 40’lı yaşlarda başlar, yıllarca sürebilir. Yumurtlama zamanının değişken olması, bazen de yumurtlama olmadan geçen periodlar nedeniyle adetler bazen sık, bazen seyrek, bazen kısa bazen uzun veya fazla, bazen de az olabilir.<br />
Menopoz öncesi dönemde uyku bozuklukları ve değişik şiddetlerde, aralıklı sıcak basmaları yaşanabilir. Depresyon veya sinirlilik dönemleri görülebilir, cinsel isteksizlik başlayabilir. Östrojen seviyeleri düşmeye devam ettikçe vajinal kuruluk, idrar ve genital yol iltihaplarına eğilim artar, hatta kemik yoğunluğunda azalma ve kötü kolesterol yükselmesi başlayabilir. Âdetin 3. gününde yapılan hormon testleri, tiroid fonksiyon testleri ve gerekirse yumurtalık rezervini gösteren testler teşhise yardımcı olur.<br />
Bu dönemde bütün testler ve muayeneler, gerekirse biopsiler yapıldıktan sonra, adetleri düzenlemek için progesteron tedavisi yararlı olabilir, Doğum kontrol hapları da hem adeti düzenler, hem sıcak basması ve vajinal kurulukta yardımcı olurlar. ılaç tedavisinden fayda görmeyen aşırı kanamalarda Progesteron içeren spirallerden yarar görülebilir veya rahim içerisinin kürtajla temizlenmesi, histeroskopi ile rahim iç tabakasının pişirilerek veya soyularak ortadan kaldırılması gerekebilir.<br />
<strong>DR. ERHAN CANKAT</strong></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/gobek-eriten-diyet/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

