<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifalı Bitkiler Kürler Tedavi Yöntemi &#187; Cilt Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.bitki-saglik.com/category/cilt-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bitki-saglik.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Sep 2011 16:59:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yaz Ay&#8217;larında Aşırı Makyaja Dikkat !</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/yaz-aylarinda-asiri-makyaja-dikkat</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/yaz-aylarinda-asiri-makyaja-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 09:09:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj ve cilt sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklarda makyaj yapmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=462</guid>
		<description><![CDATA[Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayyar Cantürk, sıcağın alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini söyleyerek, &#8220;Güneş altında uzun süre kalındığında kullanılan makyaj malzemeleri ciltte istenmeyen lekelere neden olabilir. Mümkün olduğunca bu sıcaklarda daha az makyaj yapılmalı&#8221; dedi. Güneşin zararlı ışınlarından mümkün olduğunca korunmamız gerektiğini belirten OMÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8156/14038156.jpg" alt="" width="127" height="127" />Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayyar Cantürk, sıcağın alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini söyleyerek, &#8220;Güneş altında uzun süre kalındığında kullanılan makyaj malzemeleri ciltte istenmeyen lekelere neden olabilir. Mümkün olduğunca bu sıcaklarda daha az makyaj yapılmalı&#8221; dedi.<span id="more-462"></span></p>
<div><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" alt="" width="578" height="10" /></div>
<p>Güneşin zararlı ışınlarından mümkün olduğunca korunmamız gerektiğini belirten OMÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayyar Cantürk, cilt sağlığı için bilinçli davranılması gerektiğini dile getirdi. Güneşin dik olduğu zamanlarda makyajla dışarı çıkıldığında ciltte kalıcı lekeler oluşabileceğini kaydeden Prof. Dr. Cantürk, &#8220;Sıcak havalarda derideki nem oranı arttığı için deride isilik, kızarıklık meydana gelir. Sıcak alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Uzun bir süre güneşte kalındığında makyaj malzemeleri istenmeyen lekelere neden olur. Bu nedenle mümkün olduğu kadar az makyaj kullanılmalıdır&#8221; diye konuştu. Prof. Dr. Tayyar Cantürk, aşırı makyaj kullanmanın yağ bezelerini kapatarak sivilcelere ve siyah noktalara neden olabileceğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Cantürk, ayrıca, güneşin deri kanserlerine neden olabileceğini de vurgulayarak uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Tayyar Cantürk, &#8220;Güneş açık tenli kişileri daha çok etkiliyor. Deride hasar olabilir. Hem benlerin büyümesine hem de yeni kahverengi çillerin oluşmasına neden olur. Ayrıca ileri yaştaki kişilerde deri kanserinin artmasına neden olabilir. Güneşte fazla kalmamak lazım. Koruyucu kremler kullanmak gerekir. Özellikle açık tenli olan kişiler biraz daha dikkat etmeli&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/yaz-aylarinda-asiri-makyaja-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik Sivilceleri</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/ergenlik-sivilceleri</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/ergenlik-sivilceleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 17:32:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Sivilceleri nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Sivilceleri neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Sivilceleri şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Sivilceleri yorumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=456</guid>
		<description><![CDATA[Ergenlik çağında çıkan sivilceler birçoğumuzun hayatını o dönemde kabusa çevirir. Fakat bazen ergenlik çağı bitse bile sivilceler geçmeyebilir ya da bazı insanlarda ergenlikte hiç sivilce oluşmamasına rağmen 20 yaş sonrasında sivilcelenme olabilir. İşte bu sivilceler bazen ergenlik çağındakilerden çok daha zor, ciddi hormonal sorunlara dayanabilir. Ergenlik sonrası sivilcelenmenin nedenleri, tedavisi ve çözümlerini Dermatolog Dr. Rasime [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8551/13808551.jpg" alt="" width="129" height="129" />Ergenlik çağında çıkan sivilceler birçoğumuzun hayatını o dönemde kabusa çevirir. Fakat bazen ergenlik çağı bitse bile sivilceler geçmeyebilir ya da bazı insanlarda ergenlikte hiç sivilce oluşmamasına rağmen 20 yaş sonrasında sivilcelenme olabilir. İşte bu sivilceler bazen ergenlik çağındakilerden çok daha zor, ciddi hormonal sorunlara dayanabilir. Ergenlik sonrası sivilcelenmenin nedenleri, tedavisi ve çözümlerini Dermatolog Dr. Rasime Erkan anlattı.<span id="more-456"></span></p>
<div><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" alt="" width="578" height="10" /></div>
<p><strong>Sivilce nasıl oluşur?</strong></p>
<p>Bazı kişilerin cildinde yağ bezi sayısı fazladır. Yağ bezlerinin aşırı çalışması ile gözenek tıkanır ve içeride biriken yağ parçalanarak yağ asitlerine dönüşür. Yağ asitleri cildi tahriş eder ve iltihap oluşmasına neden olur.</p>
<p><strong>Her yaş grubunda oluşan sivilcelerin oluşma şekli aynı mıdır?</strong></p>
<p><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/4539/13804539.jpg" alt="/_np/4539/13804539.jpg" align="right" />Her yaş grubunda sivilcelerin oluşma nedeni farklıdır. 14-15 yaşlarında ergenlik dönemi başlar. Hızlı büyüme döneminde yağ bezleri de hızlı çalışır. 30-35 yaş sonrası stres, hormonal düzensizlik veya cilde uygun olmayan ürünler kullanma sonucu sivilce olur.</p>
<p><strong>20 yaş üstünde sivilceler varsa veya ergenlikten sonra bir azalma olmadıysa nelerden şüphelenmek gerekir?</strong></p>
<p>Eğer 20 yaşından sonra sivilceler varsa veya ergenlik sivilcesi azalmadıysa, özellikle bayanlarda hormonal tetkikler yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Sorun hormonalse nasıl bir tedavi süreci izleniyor?</strong></p>
<p>Sorun hormonlardan kaynaklanıyorsa tetkikler ile hangi organ sebep oluyor tespit edilmelidir. Genç kızlarda yumurtalık kisti en sık rastladığımız nedendir. Ayrıca böbreküstü bezleri hızlı çalışıyor olabilir. Daha az neden olarak süt hormonu (prolaktin) salgısı fazla olabilir veya tiroid bezi fazla çalışıyor olabilir. İlaç tedavisi, hedef organa göre yapılır.</p>
<p>Hormonal nedenlerin tedavi süresi en az bir yıldır. Düzenli aralıklarla tetkikleri yapılıp tedavi takip edilir.</p>
<p><strong>Strese veya cildin iyi temizlenmemesine bağlı oluşan sivilcelerin tedavisinde ilaç kullanımı oluyor mu?</strong></p>
<p>Strese veya cildin temizliğine dikkat etmemeye bağlı sivilce tedavisinde de ilaç kullanılır. Sadece kozmetik ürünleri kullanmak sivilceleri yoketmez. Mutlaka yağ bezlerine etki yapan krem şeklinde ilaç kullanılır.</p>
<p><strong>Hangi tür sivilcelerde kozmetik ürünlerle düzelme öneriyorsunuz?</strong></p>
<p>Önerdiğimiz kozmetikler yarı ilaç yarı kozmetik olan, eczanelerde satılan dermokozmetik diye isimlendirilen ürünlerdir. Siyah noktalar, birkaç kırmızı sivilce varsa bu ürünleri kullanmak sorunu çözebilir.</p>
<p><strong>Makyajı temizlemeden yatmanın zararları neler?</strong></p>
<p>Akşamları mutlaka cilde uygun bir temizleyici ile yüz yıkanmalıdır. Bütün bir günün tozu, kiri ve ölü hücreler temizlenip cildin hava alması sağlanmalı. Eğer pudra, fondöten gibi gözenekleri kapatan ürün kullanılmışsa ve bunlar temizlenmezse siyah noktalar, kapalı komedonlar, sivilceler oluşabilir. Yıllar geçince cilt yıpranır ve erken yaşlanır.</p>
<p><strong>Sivilce oluşumunu engellemek için beslenme nasıl olmalı? Ne tür yiyeceklerden kaçınılmalı, neler yemeli? </strong></p>
<p>Beslenmenin sivilce oluşumu ile doğrudan bağlantısı yoktur. Son yıllarda yapılan çalışmalar bu sonucu vermiştir. Tabiî ki aşırı yağlı yiyecekler (cips gibi) yenilmemelidir.</p>
<p>Çikolata, asitli içecekler, kuruyemişler az tüketilmelidir. A vitamini zengin gıdalar (havuç, portakal, domates gibi) alınması cilt için yararlıdır.</p>
<p><strong>E vitamini açısından zengin yiyecekler tüketmek cilde faydalı olur mu? </strong></p>
<p>E vitamini son yıllarda üzerinde çok durulan bir vitamin. Genel olarak beden sağlığı için çok yararlı. Sivilceler üzerine etkisi henüz tam açıklanmadı.</p>
<p>Sağlıklı beslenme prensibi akneli cildin tedavisinde de geçerli. Bol meyve &#8211; sebze yenmeli, tavuk – balık ağırlıklı olarak tüketilmeli. Kuruyemiş, cips, kola kullanılmamalı ya da az tüketilmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/ergenlik-sivilceleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarayı bilen bant</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/yarayi-bilen-bant</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/yarayi-bilen-bant#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2011 19:47:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya yara bandı]]></category>
		<category><![CDATA[yara bandı]]></category>
		<category><![CDATA[yara durumunu gösteren bant]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=432</guid>
		<description><![CDATA[Avustralya’da yaranın iyileştiği ya da kötüleştiğini renk değiştirerek belli eden akıllı yara bandı geliştirildi. ‘Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation’ adlı kuruluşun uzmanları, iltihaplı yaranın sıcak olduğu prensibinden yola çıktılar. Çok ufak ısı değişimlerini dahi algılayabilen sıvı kristaller kullanılan bant, yara iyileşme sürecindeyse ve enfeksiyon oluşmadıysa mavi oluyor. Ama yara iyileşmiyorsa ve enfeksiyon söz konusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/7264/13637264.jpg" alt="" width="131" height="131" /> <span style="color: #0000ff;"><strong>Avustralya’da yaranın iyileştiği ya da kötüleştiğini renk değiştirerek belli eden akıllı yara bandı geliştirildi.</strong></span></p>
<p>‘Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation’ adlı  kuruluşun uzmanları, iltihaplı yaranın sıcak olduğu prensibinden yola  çıktılar. Çok ufak ısı değişimlerini dahi algılayabilen sıvı kristaller  <span id="more-432"></span>kullanılan bant, yara iyileşme sürecindeyse ve enfeksiyon oluşmadıysa  mavi oluyor. Ama yara iyileşmiyorsa ve enfeksiyon söz konusu ise bant  kırmızıya dönüşüyor. Bantın, özellikle bacak ülseri gibi  rahatsızlıkların tedavisinde iyileşme süresini kısaltması umuluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/yarayi-bilen-bant/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varis oluşmasının nedenleri?</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/varis-olusmasinin-nedenleri</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/varis-olusmasinin-nedenleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 22:42:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Varis için şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Varis neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[varis nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[varis tedavi yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=424</guid>
		<description><![CDATA[Varis toplar damarlardaki kapakçıkların görevini yerine getirememesi sonucu oluşan bir dolaşım sistemi problemidir. Varis bu dolaşım sistemi bozukluğunun sonucunda özellikle bacaklarda koyu renkli şişkin bir görüntüye sebep olur. Varis probleminin yol açtığı kötü görünüm yüzünden çoğu bayan soluğu varis tedavisi merkezlerinde alıyor. Fakat bu merkezlerdeki bütçe sarsan fiyat seçeneklerinden dolayı bayanlar varise bitkisel çözüm yolları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i.sabah.com.tr/sbh/2011/06/07/Haber/632353790146.jpg?632861143637" alt="" width="161" height="139" /><span style="color: #ff0000;"><strong>Varis toplar damarlardaki kapakçıkların görevini yerine getirememesi sonucu oluşan bir dolaşım sistemi problemidir.</strong></span></p>
<p>Varis bu dolaşım sistemi bozukluğunun  sonucunda özellikle bacaklarda koyu renkli şişkin bir görüntüye sebep  olur. Varis probleminin yol açtığı kötü görünüm yüzünden çoğu bayan  soluğu varis tedavisi <span id="more-424"></span>merkezlerinde alıyor. Fakat bu merkezlerdeki bütçe sarsan fiyat seçeneklerinden dolayı bayanlar varise bitkisel çözüm yolları arıyor.</p>
<p>Varis belirtileri ; bacaklarda ve ayak bileklerinde oluşan şişlikler,  bacaklarda ağarlık hissetmek, damarlarda şişkinlik olarak görülür.  Ayrıca deride oluşan kahverengi lekeler de dolaşım sistemi bozukluğunun  sonucu olarak varis belirtileri arasında sayılabilir.</p>
<p>Özellikle koyu renkli, damar çıkıklıkları iyice belirginleşmiş Büyük  Varisler&#8217;de doktorlar en etkili çözüm olarak varis ameliyatı öneriyor.  Ameliyat sonucu oluşan ağrı ve acıdan dolayı ise varis çorabı, varis kremi gibi geçici çözümler daha çok tercih ediliyor. Fakat bu tür çözümler daha çok varis oluşumunu kısa süreli engelliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/varis-olusmasinin-nedenleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildinizi Güneşten Koruyan Besinler</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/cildinizi-gunesten-koruyan-besinler</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/cildinizi-gunesten-koruyan-besinler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 May 2011 20:41:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cilde iyi gelen bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[güneş alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[güneşten koruyan bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[Güneş ışınları cilt yaşlanmasından, temelde sorumlu olan ana faktördür. Yaz aylarına girdiğimiz ve güneşi yavaşça hissetmeye başladığımız bu dönemde konunun uzmanlarına güneşin zararlarını azaltan beslenme faktörlerinin olup olmadığını sorduk. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, Mikro-Gen Ar-Ge Direktörü ve bitkisel ilaçlar, doğal farmasötikler ile ilgili, ülkemizdeki tek bilimsel yayın organı olan Modern Fitofarmakoterapi ve Doğal Farmasötikler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2011/05/24/bu-besinler-cildinizi-gunesten-koruyor--1368879.Jpeg" alt="" width="122" height="155" /><span style="color: #ff0000;"><strong>Güneş ışınları cilt yaşlanmasından, temelde sorumlu olan ana faktördür.</strong></span></p>
<p>Yaz aylarına girdiğimiz ve güneşi yavaşça hissetmeye başladığımız bu dönemde konunun uzmanlarına güneşin zararlarını azaltan beslenme faktörlerinin olup olmadığını sorduk. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, Mikro-Gen Ar-Ge Direktörü ve bitkisel ilaçlar, doğal farmasötikler ile<span id="more-412"></span> ilgili,  ülkemizdeki tek bilimsel yayın organı olan Modern Fitofarmakoterapi ve  Doğal Farmasötikler isimli derginin bilim kurulu üyesi olan Dr. Özgür  Göknel, güneşe karşı koruyuculuğu bulunan besinleri şöyle sıraladı:<br />
<strong>1- Yeşil çay:</strong> Yeşil çay günümüzde kilo kaybı oluşturduğu tüm tıp otoritelerince kabul  edilmiş bir besindir. Ülkemizde de çok yetişen Camelia sinensis adlı  bitkinin (Çay Bitkisi ) siyahlaşmadan yani bizim tükettiğimiz siyah çaya  dönüşmedenki halinin kilo kaybı oluşturmada mükemmel bir yardımcı  faktördür. Ayrıca yeşil çayda güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından  cildi koruyan EGCG adında çok önemli bir doğal bileşik bulunmakta. Bu  doğal bileşik, içildiğinde, hem kilo kaybı sağlarken hem de cilt için  çok güçlü fotokemoprevantasyon yani ultraviyoleye bağlı kanserleşmenin  önlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca cildin güneşe bağlı hızlı  kırışmasına karşı da güçlü koruyucu etkileri bulunmakta.</p>
<p><strong>Kırışıklık karşıtı güneş kremleri için tıklayın</strong><br />
<strong>2- Üzüm çekirdeği ekstresi: </strong>Üzüm  çekirdeğinde bulunan proantosiyanidinler (diğer adı ile oligofenolik  bileşikler) ciltte oluşan ultraviyole hasarının azaltılmasında çok  etkili bileşiklerdir. Güneşin yol açtığı lekelenmelere karşı çok güçlü  etkileri olduğu klinik araştırmalarla da gösterilmiş olan üzüm çekirdek  ekstresi, ciltte oluşmuş güneş lekelerinin geçirilmesinde de etkilidir.  Bunun için günde 300 miligram standardize üzüm çekirdek ekstresi günde 2  ya da 3 defa olmak üzere alınmalıdır. Özellikle zayıflama tabletlerinin  ve altın çileğin öldürücü etkilerinin tartışıldığı şu günlerde, üzüm  çekirdek ekstresi ile krom kullanımı kilo kaybına yardımcı olurken, kan  kolesterolünün, kan lipitlerin düşürülmesine ve kan şekerinin  düzenlenmesine de yardımcı oluyor.<br />
<strong>3- Deve dikeni- </strong>Silybum  marianum: Son yıllarda üzerinde çok fazla araştırma yapılan bu tıbbi  bitki aslında kronik karaciğer hastalıklarının tedavisinde tüm Avrupa’da  ve ülkemizde bitkisel ilaç ( Hepadrin ) olarak kullanılmakta. Ancak son  yıllarda bu bitkinin içinde bulunan fito-kimyasalların, ultraviyolenin  oluşturduğu cilt yaşlanmasını hafiflettiği, cilt kanseri oluşumuna karşı koyduğu, hatta ağızdan alındığında karaciğeri koruyup  çalışmasını güçlendirdiği, bunu yaparken de ciltte ultraviyole koruması  oluşturduğu saptandı.<br />
<strong>4- Pycnogenol: </strong>yalı  çamı olarak bilinen çam ağacının kabuklarından elde edilen standardize  bir ekstre olup, hem ağızdan tablet şeklinde kullanıldığında,  ultraviyoleye bağlı cilt lekelerini hafifletmekte hem de krem şeklinde  cilde uygulandığında anti-aging etkileri göstermekte olduğu bilinmekte.<br />
<strong>5- Brokoli:</strong> Son 5 yıldır besinlerin en gözdelerinden biri konumunda olan brokoli, içinde bulunan sulforofan bileşikleri temelde çok güçlü kanser koruyucu maddelerdir. Ancak 2009 yılından bu yana  yapılan  araştırmalarda brokolinin besin olarak bolca tüketildiğinde ya da  brokoli ekstresinin şurup ya da tablet formunda alındığında ciltte  ultraviyole hasarını azalttığı saptandı. Özellikle çocukların en az 50  koruma faktörlü ve vitamin B3, Vitamin E ve Vitamin C gibi  antioksidanlarca zenginleştirilmiş güneş kremlerini mutlaka kullanmaları  gerekirken, aynı zamanda içinde üzüm çekirdek ekstresi ya da brokoli  ekstresi bulunan çocuk gelişim şurupları da, yazın ciltlerinde oluşacak  hasarları azaltabilecek gıda bileşikleridir.<br />
<strong>6- Domates ve Likopen:</strong> Domatesin kırmızılığını veren ve çok güçlü antioksidan olan likopen,  güneşin ultraviyole hasarlarını da azaltan mucizevi doğal bir beslenme  faktörüdür. Kalp ve damar hastalıklarına karşı, çeşitli kanser türlerine  karşı koruyucu etkileri bulunan likopen özellikle güneş kremlerinde  antiaging etkisi oluşturmak için kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>7- Resveratrol:</strong> Resveratrol, günümüzde bir “doğa mucizesi” olarak tanımlanmakta. Çünkü  hem moleküler araştırmalarda hem de deneysel hayvan modellerinde ömrü  uzattığı gösterilen çok güçlü bir hücre koruyucu. Resveratrol, siyah  üzümün kabuk kısmında bulunurken, doğada ‘Poligonum cuspidatum’ adı  verilen başka bir bitkide de bulunmakta. Çok güçlü kanser önleyici  özellikleri bulunan resveratrol, özellikle bazı çok özel kırışıklık  önleyici güneş bakım kremlerinde de bulunmakta.<br />
<strong>8- Soya:</strong> Soya, geleneksel Uzakdoğu mutfağının en önemli besin faktörlerinden  birini oluşturuyor. Soya içinde bulunan genistein gibi doğal  antioksidan, antidejeneratif fonksiyonel moleküllerin güneş hasarını  azalttığı, cildin yapısını güçlendirdiği saptandı. Özellikle menopoz sonrası dönemde güneş cilde eskisinden çok daha fazla zarar vermekte.  Bu nedenle menopoz sonrası dönemde yazın, içerisinde genistein bulunan  ve en az 30 güneş koruma faktörü içeren güneş kremi kullanımı, cildin  sağlığı için çok önemlidir.<br />
Unutmamak gerekir ki günümüzde vücuda en  çok zarar veren faktörlerin başında güneş ışığı geldiğinden, tüm yaz  döneminde antioksidanlarla güçlendirilmiş güneş kremleri mutlaka  kullanılması gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/cildinizi-gunesten-koruyan-besinler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pürüzsüz cildin sırrı</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/puruzsuz-cildin-sirri</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/puruzsuz-cildin-sirri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 11:22:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[limon ve portakal kremi]]></category>
		<category><![CDATA[pürüzsüz bir cilt için]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık cilt için]]></category>
		<category><![CDATA[yüz için limon ve portakal kremi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=339</guid>
		<description><![CDATA[Cildin yenilenmesine yardımcı olan, çizgileri derinliklerine kadar azaltan mucize maddeleri barındıran limon ve portakal özlerinden krem üretildi. Doğadan elde edilen ve doğal ürün uzmanları tarafından özellikleri saptanan bazı bitkiler ve doğal ürünler, Tanrı&#8217;nın kadınlara sunduğu gençlik armağanı. Bitkisel güzellik araştırmaları yapan Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt, &#8221;Tüm dünyada kimyasal kozmetik kullanımı azaldı. Biz de doğadaki her türlü bitkinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0037/13040037.jpg" alt="" width="161" height="173" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cildin  yenilenmesine yardımcı olan, çizgileri derinliklerine  kadar azaltan mucize maddeleri barındıran limon ve portakal özlerinden  krem üretildi.</strong></span></p>
<p>Doğadan elde edilen ve doğal ürün  uzmanları tarafından özellikleri saptanan bazı bitkiler ve doğal  ürünler, Tanrı&#8217;nın kadınlara sunduğu gençlik armağanı.</p>
<p>Bitkisel  güzellik araştırmaları yapan Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt, &#8221;Tüm dünyada  <span id="more-339"></span>kimyasal kozmetik kullanımı azaldı. Biz de doğadaki her türlü bitkinin  güzelliğe sağladığı faydalarla uğraşan bir ekip olarak, en faydalı doğal  kremin hangi bitkilerden olması gerektiğini araştırdık. Portakalın  içeriğinde potasyum, protein, B ve E vitaminleri bulunuyor.  Kabuğunda  bulunan karoten kanı temizlediği için cilde çok yararlı. Limon ise  özellikle yağlı ve bozuk ciltlerin bakımı ile akne tedavisinde  kullanılıyor. Cilt yaşlanmasına karşı etkisi büyük.&#8221; diyor.</p>
<p>Kurt,  kırışıklık giderici maddelerin biberiye özünde de bulunduğunu  söylüyor. Bu bitkinin önemini ise şöyle açıklıyor: &#8220;Çünkü, biberiyenin  yaprakları, eski çağlarda  yaralar ve kesiklerin giderilmesinde  kullanılıyordu. Günümüzde bu bilgilerin taranması ve faydalarının ortaya  çıkmasıyla, doğal bakım bir çok alanda yaygınlaştı.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/puruzsuz-cildin-sirri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigaranın cildinize etkileri</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/sigaranin-cildinize-etkileri</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/sigaranin-cildinize-etkileri#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2010 17:41:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın cilde verdiği zararlar nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın cildimize etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın verdiği zararlardan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[Sigara içmeye devam ederken, bu kötü alışkanlığın cildinize olan kötü etkilerini düşündünüz mü? Sigaranın beden sağlığına zararları vurgulanır ve giderek tüm dünyada ve tabii ülkemizde de içilen yerlerle ilgili kısıtlamalara gidilirken deri hastalıkları uzmanı da deri üzerindeki kötü etkilerinden bahsetmek zorundadır. Sigaranın yani nikotinin toksik etkisi yanması ile ilgilidir çünkü bu süreçte birçok kimyasal madde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/10/28/sigaranin-cildinize-etkileri--922374.Jpeg" alt="" width="146" height="124" /></p>
<h4 id="divAdnetKeyword2"><span style="color: #ff0000;">Sigara içmeye devam ederken, bu kötü alışkanlığın cildinize olan kötü etkilerini düşündünüz mü?</span></h4>
<p>Sigaranın beden sağlığına zararları vurgulanır ve giderek tüm dünyada  ve tabii ülkemizde de içilen yerlerle ilgili kısıtlamalara gidilirken  deri hastalıkları uzmanı da deri üzerindeki kötü etkilerinden bahsetmek  <span id="more-330"></span>zorundadır.</p>
<p>Sigaranın yani nikotinin toksik etkisi yanması ile ilgilidir çünkü bu süreçte birçok kimyasal madde ve bileşik açığa çıkar. Kesin olarak kanser yapıcı olduğu bilinen fenol, katran, aldehidler gibi maddelerin yanında  damarlar üzerinde büzüştürücü etki ve aterom plakları oluşturucu etkili  maddeler, prooksidanlar veya yağ hiperplazisi yapan maddeler de ortaya  çıkmaktadır.</p>
<p>Estetik açıdan sigara içen bir kişiye söylenebilecek  en uygun cümle “cildinizin canlılığını dumanla üflüyorsunuz” olabilir.  Sabah akşam kremleri, canlandırıcı onarıcı kremler, özel bakımlarla  cildinin sağlığını korumaya çalışan birinin yapabileceği en büyük iyilik  sigara içmeyi kesmek olmalıdır. Çünkü derimiz nikotinden nefret eder!</p>
<p>Sigara içen kişinin derisini hemen tanımak mümkündür ve bir dermatolog bir bakışta bunun farkına varır: “smoker face” sigara içen yüzde  derinin rengi mat, grimtırak, sanki gölgelidir. Özellikle ağız  çevresinde ve göz kenarlarında kırışıklıklar, yanaklarda güneşin  katılımcı etkisiyle kırışıklık ve lekeler belirir. Deri kalınlaşır  bununla beraber dumanın ısısı ve çıkan toksik maddeler bir yağ bezi  hiperplazisini de artırır. Gözenekler genişler, sebum üretimi artar,  komedonlar, mikrokistler ve özellikle kulaklar çevresi ile çene  bölgesinde yağ kistlerinin oluşumu artar. Yüzde dekolte bölgesinde çok  sayıda anjiom ve telanjiektaziler oluşur. Ancak zararlı etkiler deriyle  sınırlı kalmaz, saçlar ve tırnaklar da etkilenir. Dökülmesi artan, kuru  kırılgan saçlar yanında tırnaklarda da sararmalar meydana gelir.  Dişlerde renk değişiklikleri, gingivit ve parodontit, dilde ise çok  sigara içenlerde ortaya çıkan siyah kıllı dil tabir edilen kalın bir  plak oluşumu görülür.</p>
<p>Tüm bu estetik değişiklikler yanında bazı  deri hastalıkları seyrine de zararlı şiddetlendirici etkilerinden  bahsedilmektedir. Sedef, atopik dermatit, bazı kontakt ekzemalar gibi  yangısal dermatozlara etkisi yanında akne, hidradenit, epidermik  kistlerin oluşumuna da katkıda bulunmaktadır. Ateroskleroza etkisi artık  tartışılmayan sigaranın damarlar üzerindeki zararlı etkisi Raynaud ve  Buerger gibi deri hastalıklarında uç bölgelerdeki dolaşımı bozarak olası  nekrozlara yol açabilmektedir. Yine vazokonstriksiyon yani damarların  daralması deriye oksijen transferini azaltarak onarım sürecini  etkilemekte sikatris oluşturma kapasitesini azaltmaktadır. Bu da  cerrahide, özellikle estetik cerrahide iyileşme sürecinde sıkıntı  yaratmaktadır.</p>
<p>Nispeten zararsız olan bu değişiklikler yanında  nikotinin deri kanserleri üzerinde de etkisi vardır. Ağız boşluğunun  epidermoid kanserleri, alt dudağın lökoplazileri ( beyaz veya kızarık  alanlar ), güneşle birlikte etki ederek yüzde aktinik ve solar  keratozların oluşumu ( yangılı kızarık kabuksu alanlar ) yanında son  yıllarda bazı jinekolojik ve anal bölgenin epidermoid kanserlerinde de  nikotinin etkisi vurgulanmaktadır.</p>
<p>Uzm. Dr. Arpi Tırpancı <br />Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/sigaranin-cildinize-etkileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Kremiyle ilgili Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/gunes-kremiyle-ilgili-bilinmesi-gerekenler</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/gunes-kremiyle-ilgili-bilinmesi-gerekenler#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 13:50:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[denizde kullanılacak Güneş Kremi]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Kremi kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Kremi tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Kremi yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Kreminin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[yazın Güneş Kremi kullanmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan bir araştırmaya göre, güneş kreminin kalitesi pahalı ya da ucuz oluşuna bağlı değil. Hatta ucuz krem daha iyi koruyor. Okulların kapanmasıyla aileler çocuklarıyla birlikte tatil bölgelerine akın etmeye başladı. Aileler çocuklarını güneş ışınlarından korumak için en pahalı güneş kremlerini almayı tercih ediyor. Ancak Alman kalite standardı kurumu Warentest, güneş kreminin kalitesinin pahalı ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/6133/10956133.gif" alt="" width="140" height="140" /></p>
<p><strong>Yapılan bir araştırmaya göre, güneş kreminin kalitesi pahalı ya  da ucuz oluşuna bağlı değil. Hatta ucuz krem daha iyi koruyor.</strong></p>
<p>Okulların kapanmasıyla aileler çocuklarıyla  birlikte tatil bölgelerine akın etmeye başladı. Aileler çocuklarını  güneş ışınlarından korumak için en pahalı güneş kremlerini almayı<span id="more-274"></span> tercih  ediyor.</p>
<p>Ancak Alman kalite standardı kurumu Warentest, güneş  kreminin kalitesinin pahalı ya da ucuz olmasıyla ilgisi olmadığını  ortaya koydu. Hatta ucuz satılan güneş kremlerinin daha etkili olduğu  ortaya çıktı.</p>
<p>Warentest&#8217;in 19 güneş kremi markası üzerine  yaptığı araştırmada, 100 miligramının fiyatı 2 eurodan düşük olan güneş  kremlerinin güneşten daha iyi koruduğu ortaya çıktı. 100 miligramın 21  euro olan en pahalı güneş kremi ise &#8220;ortalama&#8221; bir not aldı.</p>
<p><strong>Kremi  içeriğine bakarak seçin</strong></p>
<p>Warentest aileleri güneş kremi alırken fiyatından çok içindeki suya  ve güneşe karşı dayanıklı olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini  belirtti. Warentest ayrıca bir önceki yıldan kalan güneş kremlerinin de  rahatlıkla kullanılabileceğini ve güneş kremlerinin bozulmasının pek söz  konusu olmadığını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/gunes-kremiyle-ilgili-bilinmesi-gerekenler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varisi önlemek için öneriler</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/varisi-onlemek-icin-oneriler</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/varisi-onlemek-icin-oneriler#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 20:33:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Varis için şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[varis ile savaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Varis neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Varis olmaması için öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Varisin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Varisin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Varis, uzmanlara göre toplardamarların genişleyip, kıvrılarak cilt yüzeyinde belirgin hale gelmesiyle kendisini göstermektedir. Bunu önlemek için yapabileceğiniz belli başlı şeyler var&#8230; Hamilelikte Varis Neden Artar? Hamilelik özel bir dönemdir. Anne adayları herkesin bildiği gibi mide bulantıları, baş dönmeleri, ağrılar, uykusuzluk, yorgunluk ve kramplar gibi sorunlarla karşılaşırlar. Hamilelik öyle bir dönemdir ki, bir çok problemin ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.ekolay.net/saglik/images/21052010092348_501_710653248.jpg" alt="" width="121" height="121" /><strong><span style="color: #ff0000;">Varis, uzmanlara göre toplardamarların  genişleyip, kıvrılarak cilt yüzeyinde belirgin hale gelmesiyle kendisini  göstermektedir. Bunu önlemek için yapabileceğiniz belli başlı şeyler  var&#8230;</span></strong></p>
<p><span><strong>Hamilelikte Varis Neden Artar?</strong></p>
<p>Hamilelik özel bir dönemdir. Anne adayları herkesin bildiği gibi mide  <span id="more-265"></span>bulantıları, baş dönmeleri, ağrılar, uykusuzluk, yorgunluk ve kramplar  gibi sorunlarla karşılaşırlar. Hamilelik öyle bir dönemdir ki, bir <a onmouseover="showAd('26184','100493'  ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>çok</strong></span></a> problemin  ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Dayanılmaz ağrılara ve hoş olmayan  görüntülere neden olan varis de bunlardan biridir. Hamilelikte varisler  büyük bir çoğunlukla bacaklarda meydana geliyor.</p>
<p>Varis, uzmanlara göre toplardamarların genişleyip, kıvrılarak cilt  yüzeyinde belirgin hale gelmesiyle kendisini göstermektedir. Kanı kalbe  geri taşıyan damarlar <strong>&#8216;toplardamar&#8217; </strong>olarak adlandırılır ve bu  damarlar kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan  kapakçıklar içerir. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı  basınç bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru  kaçaklara sebep olur. Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar  genişler, uzar ve büklümlü bir görüntü ile varisler oluşur.</p>
<p><strong>Varis nasıl oluşur?</strong></p>
<p>•	 Aşırı kilo artışı<br />
•	 Hormon salgıları ve bu salgıların kaslar üzerindeki genişletici  etkisi<br />
•	 Hamileliğin, bacaktan gelen toplardamar üzerindeki basıncı<br />
•	 Hamilelikte oluşan vücuttaki kan artışının bacaklarda toplanması</p>
<p>Uzmanlar hamileliğin varis oluşmasını kolaylaştırdığını, çünkü gebelikte  bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak <a onmouseover="showAd('26180','101219' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>için</strong></span></a> kan hacmi belirgin bir biçimde  arttığını belirtmektedirler. Bu yüzden <strong>damarlarda çok fazla kan  bulunuyor </strong>ve özellikle bacaklarda kanın birikmesini artırıyor.  Çoğunlukla ilk hamilelik esnasında ortaya çıkan varisler, her  hamilelikle ortaya çıkıp önceki hamileliğe göre daha şiddetli  olabiliyor.</p>
<p>Ailesinde varis öyküsü olan <a onmouseover="showAd('26187','100625' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>anne</strong></span></a> adaylarında varisler daha  sıklıkla görülüyor.<br />
Bacaklarda <strong>ağrı, kramp, yanma, sızı ve şişkinlik </strong>varsa, damarlar  belirginleşmeye başladıysa, ailede varis öyküsü varsa, iş yerinde  sürekli ayakta kalınıyorsa, kesinlikle doktora gidilmelidir.</p>
<p><strong>Varisi Önlemek İçin Öneriler</strong></p>
<p>•	Hareket etmek; Özellikle sabah ve akşam yapılan yürüyüşler, yüzme,  bisiklet gibi bacak baldır kaslarının aktif olarak kullanıldığı sporlar  yapmak hamilelikte ortaya çıkan varisin gelişimini azaltır.<br />
•	Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde aşırı kilo almamaya özen  gösterilmelidir.<br />
•	Uzun süre oturmayın, ayakta sabit durmayın, baldır kaslarının  işlevselliğini etkilediği için her ikisi de uzmanlarca tavsiye edilmez.<br />
•	Bol ve rahat giysiler giyin.<br />
•	Yüksek topuklu <a onmouseover="showAd('26223','101078' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ayakkabı</strong></span></a> ve terlik giymeyin, topuk  yüksekliği baldır kas pompa fonksiyonunu olumsuz etkiliyor. Bu konuda  özellikle hamileler için tasarlanmış Shuma hamile terlikleri  kullanabilirsiniz. Shuma hamile terlikleri, patentli alçak topukları,  yüksek burun tasarımı ile vücudunuzun ağırlık merkezini dengeler ve  vücudunuzda ki baskıyı ortadan kaldırır.<br />
•	Hamilelik sırasında olumsuz faktörler nedeniyle genişleme eğiliminde  olan toplardamarlara dışarıdan mekanik destek sağlamak amacıyla <a onmouseover="showAd('25838','100056'  ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>uzman</strong></span></a> önerisi  ile hamileliğe özel külotlu varis çorapları giyilebilir.<br />
•	Yatış pozisyonunuzu ayarlayın, sol yan üzerinize yatın, sırtınızı  arkadan destekleyin.<br />
•	Her fırsatta bacaklarınızı yukarı kaldırın. Özellikle dinlenirken ya  da yatarken yastıkla yükseltin.<br />
•	Oturur pozisyonda iken bacak bacak üstüne atmayın, bağdaş kurup  oturmayın.<br />
•	Sigara içmeyin.<br />
•	Alkolden uzak durun.<br />
•	Su ve ödem artışına sebep olmaması için tuz tüketimini azaltın.<br />
•	Doktorunuzun yönlendirmesi ile genişlemiş kanamaya aday olan varis  damarları darbeden korumak için gerekli önlemleri alın.</span></p>
<p><span><img class="alignleft" src="http://www.ekolay.net/saglik/images/248_varis.jpg" alt="" width="120" height="120" /></span><span style="color: #ff0000;"><strong><span>Estetik olarak hoş olmayan bir görüntüye neden  olduğu için, özellikle kadınların en büyük sorunlarından biri olan  varisler, aynı zamanda sağlık açısından da önemli bir problem.</span></strong></span></p>
<p><span>Estetik olarak hoş olmayan bir  görüntüye neden olduğu için, özellikle kadınların en büyük sorunlarından  biri olan varisler, aynı zamanda sağlık açısından da önemli bir  problem. Eğer akşam saatlerinde artan bacak ağrılarınız ve  şişlikleriniz, gece ortaya çıkan kramplarınız varsa, varis tehlikesi ile  karşı karşıya olabilirsiniz.</p>
<p>Genellikle, vücudun en fazla basınç altında kalan bölgesi olan  bacakların alt kısımlarında görülen varise neden olan faktörlerin  başında genetik yatkınlık, çevresel nedenler ve hormon ilaçları geliyor.  <strong>Varisten kurtulmak için lazerden cerrahi yöntemlere kadar birçok  tedavi seçeneği bulunuyor.</strong> Ancak varis, çok nadir olsa da bazen  damarlardaki kanın pıhtılaşmasına neden oluyor. Hareketsizlik nedeniyle  damarın içinde pıhtılaşan kanın akciğere gitmesi ölüme bile yol  açabiliyor.</p>
<p>Ancak varis tedavisinde yeni bir tedavi yöntemi olan köpükle (foam) çok  başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. <strong>Prof. Dr. Mehmet Kurtoğlu</strong>&#8216;na  varisin nedenlerini ve tedavi yöntemlerini sorduk.</p>
<p><strong>Varis nedir, nasıl oluşur?</strong></p>
<p>Varis, vücudun özellikle de bacakların toplardamar sisteminin iyi  çalışmaması sonucu ortaya çıkar. Bacaklardaki toplardamarlar hem  derinden, hem de yüzeyden geçerler. İşte bu yüzeyden geçen  toplardamarların görünür hale gelmesiyle mavi-mor renkli varis damarları  oluşur. Her toplardamarın içinde kanın yalnız tek yönlü, aşağıdan  yukarı yani kalbe doğru akmasını sağlayan kapakçıklar vardır. Ayağa  kalkıldığı zaman o kapakçıklar kapanıp kanın geriye kaçmasına engel  olur. Bu kapakçıklar iyi çalışmadığı zaman kişi ayağa kalktığında kan,  bacaklarına geri döner ve buradaki damarların basıncını artırır. Basıncı  artan damar da genişleyip, dışarıdan görünür hale gelir.</p>
<p><strong>Varisin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Variste yani tıp dilindeki adıyla venöz hastalıklarda ilk şikâyetler en  fazla bacakların görüntüsünün bozulması gibi kozmetik nedenlerdir.  Genellikle bu görüntü değişikliklerine özellikle günün ilerleyen  saatlerinde artan ağrı eşlik eder. Bacaklarda kaşıntı, gece krampları ve  şişlikler de sık görülen şikâyetler arasındadır. Ayrıca varis damarları  ciltte çatlamalara ve kanamalara sebep olabilir. Hatta bu damarlar  mikrop kaparsa, bacaklarda yaralar ve kahverengi lekeler de oluşabilir.  Bu lekeler varis damarlarından kanın sızmasına bağlı olarak daha çok  ayak bileklerinde görülür.</p>
<p>Ancak çok nadir görünse de, varis oluşumun en önemli belirtileri  arasında kanın pıhtılaşması gelir. <strong>Hareketsizlik nedeniyle </strong>damarın  içindeki kan akımı kıvrım kıvrım genişlemiş damarın içinde yavaş  olacağı için pıhtılaşmaya eğilimli olur. Pıhtılaşan bu kanın akciğere  gitmesine emboli denir. Özellikle uzun uçak yolculuklarında rastlanan bu  durum, <strong>çay, kahve ve alkol</strong> tüketimine bağlı olarak vücudun su  kaybetmesiyle daha da artar. Bu durum ölüme bile yol açabilir. Bu yüzden  uzun yolculuklara çıkan, doğum kontrol hapı veya östrojen hormonu  kullanan insanlarda pıhtı oluşumu daha da artabilir.</p>
<p><strong>Varis tedavi edilmezse ne olur?</strong></p>
<p>Varis tedavi edilmediği zaman sürekli ilerleyerek daha da görünür hale  gelir. Bazı varisler mikrop kapıp yaraya neden olabileceği gibi, bazı  varislerde böyle bir durum görülmez. Ayrıca variste tedavi gecikirse  şeker, tansiyon, kalp gibi yandaş hastalıklar oluşur. Bu hastalıklar da  tedaviyi zorlaştırır.</p>
<p><strong>Tanısı nasıl konur?</strong></p>
<p>Varis, tüm dünyada ortalama yüzde 25 civarında, yani <strong>dört kişiden  birinde görülür</strong>. Bizim ülkemizde de 20-25 milyon kişide bu  hastalığın olduğu bilinmektedir. Bacaklarında damar görüntü değişikliği,  şişlik, yara şikâyetleri olan kişilerin özellikle toplardamar  tetkikleri çok detaylı bir şekilde yapılmalı. Şikâyete sebep olan  faktörün ne olduğunu bulmak için doppler <strong>ultrasonografi</strong> tetkiki  yapılır.</p>
<p>Doppler, toplardamarların içindeki kapakların hareketini, kanın akışını  ve yönünü gösterir. Böylelikle kan sadece kalbe doğru mu gidiyor, yoksa  ayağa kalkmakla ve ıkınmayla ters yöne mi kaçıyor bu alet sayesinde  anlaşılır. Doppler ultrasonografi, hamilelik ve safra kesesi  muayenesinde kullanılan ultrasona benzeyen, acı vermeyen, çok basit bir  alet. Ultrason çekilirken hasta ayağa kaldırılır ve ıkındırılır.  Böylelikle bacaklardaki kapakların kanı geriye kaçırıp kaçırmadığı,  nereden nereye kaçırdığı gibi tetkikler yapılır.</p>
<p><strong>Varis oluşumuna neden olan faktörler nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Genetik faktörler: </strong>Genetik yatkınlığın varis oluşumunda etkili  olup olmadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, her hastalıkta olduğu  gibi varisin ortaya çıkmasında da genetik nedenler olduğu düşünülüyor.  Genetik nedeniyle ortaya çıkan varislerde kişinin annesinde, babasında,  kardeşlerinde, teyze veya halasında varis varsa, kendisinde de varis  olma ihtimali artıyor.</p>
<p><strong>Çevresel faktörler:</strong> Hastalığa sebep olan diğer bir neden de  çevresel faktörler. Hareketsiz yaşam tarzı varislerin daha çabuk ve daha  abartılı bir şekilde açığa çıkmasına sebep oluyor. Özellikle sürekli  ayakta veya oturarak yapılan işlerde bacak adeleleri hiç çalışmadığından  varis oluşumu artıyor. Bu durum <strong>büro çalışanlarında, kuaförlerlerde  ve öğretmenlerde</strong> çok görülür. Ancak sürekli hareket halinde olan,  spor yapan, kilo almayan insanlarda ailevi eğilim olsa bile, varis  oluşumu hem daha az şiddette olur, hem de gecikebilir.</p>
<p><strong>Hormon ilaçları:</strong> Hormon ilaçlarının içindeki birtakım maddeler  damarların yumuşamasına sebep oluyor. Yumuşayan damarlar da daha çabuk  genişler ve görünür hale geliyor.</p>
<p><strong>Varis olan hastalar nelere dikkat etmeli?</strong></p>
<p>*Varis hastalarının ayakta veya oturarak uzun süre kalmamaları, arada  bir 5-10 adımla da olsa yürümeleri veya parmak ucuna kalkarak baldır  hareketleri yapmaları gerekiyor.<br />
* Bu hastalar spor yapmalılar ve haftada üç kez, 30-45 dakika  yürümeliler.<br />
* Banyoda sıcak suyla yakındıktan sonra bacaklarına nispeten soğuk suyla  masaj yapmalılar. Saunanın bir zararı yok. Ancak 8-10 dakikalık  seanslar sonrasında vücuda ve özellikle de bacaklara yine mutlaka soğuk  suyla masaj yapılması gerekiyor.<br />
* Güneşin ve denizin hiçbir zararı yok. Güneşlenip çok fazla ısınmadan  sık sık denize girmek bacakları rahatlatır.<br />
* Lifli gıdalarla beslenmeliler. Kafeini mümkün olduğu kadar  kullanmamalılar.<br />
* Özellikle E vitamininden zengin gıdalar toplardamarları  kuvvetlendiriyor.<br />
* Varisli hasta gebe kaldığında varisleriyle ilgili bir doktora  danışmalı ve mutlaka gebeliği boyunca varis çorabı giymeli. Egzersiz  yapmalı, normalin üstünde kilo almamalı.</p>
<p><strong>Tedavi metotları nelerdir?</strong></p>
<p>Varis tedavisinde son 10 seneye kadar en bilinen yöntem cerrahi  müdahaleydi. Özellikle çok kıvrımlı ve geniş olan damarlarda ameliyat  tek çare olarak görülüyordu. Ancak eğer hastalık başlangıç noktasında  yakalanırsa çok daha kolay iki yöntem bulunuyor. Bu yöntemlerden ilki  damara lazer sokup, yakarak damarın devre dışı bırakılması. Bu yöntem  ataküstü ve günübirlik yapılıyor. Diğer ve çok yeni bir yöntem olan  iğneyle damarın içine girip, ilaçla damarı yakma işlemine de köpük  (foam) deniliyor.</p>
<p>Köpük denilen kimyasal sıvı, yakıcı bir ilaç olduğundan damarın içine  verildiğinde damarı yakıyor. Sıvı da damara verilmeden önce hava ile  karıştığı için deterjan gibi köpürüyor. İlacın bu köpükleşmiş şekli daha  da etkili oluyor. Bu yönteme sklerozan da deniliyor. İşlem çok kısa ve  ağrısız, komplikasyon görülme ihtimali çok çok az ve işlem sadece 10  dakika sürüyor. İşlemden hemen sonra hasta ayağa kalkarak, günlük  hayatına devam edebiliyor.</p>
<p><strong>Varis çorapları işe yarıyor mu?</strong></p>
<p>Varis çorapları çok faydalıdır. Ancak bu çoraplar basınçlı olduğundan  bacağa normal çorapların 10-20 misli basınç uygularlar. Ayrıca giyilmesi  çok zor olduğundan ilave bir giyme aparatına ihtiyaç duyulur ya da  giyerken birinin yardımının alınması gerekir. Bu çoraplar giyilince,  damarı dışarıdan bastırır ve damarlardaki kapakların kanı kaçırmasını  engeller. Çorap giyildiği sürece ameliyat olmuş gibi rahat edilir, ancak  çorap çıkarıldığında şikâyetler devam eder. Yani sürekli bir tedavi  ediciliği yoktur.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/varisi-onlemek-icin-oneriler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyaj Malzemelerinin Cilde Verdiği Zararlar</title>
		<link>http://www.bitki-saglik.com/makyaj-malzemelerinin-cilde-verdigi-zararlar</link>
		<comments>http://www.bitki-saglik.com/makyaj-malzemelerinin-cilde-verdigi-zararlar#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 08:26:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj malzemelerindeki mikroplar]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj malzemelerindeki zararlı maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj yaparaken dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[makyajın cilde zararları]]></category>
		<category><![CDATA[zararsız bir makyaj için]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitki-saglik.com/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi geçmiş makyaj malzemeleri mikroplar için mıknatıs görevi görüyor. Avrupa Biriliği kuralları güzellik ürünlerinin banyo raf ömrünün tespit ve beyan edilmesini zorunlu kılıyor ama anketlere bakılırsa kadınlar bu durumdan pek de haberdar değil. 1000 kadının katıldığı bir ankete ön ayak olan Debenhams&#8217;a göre, kullanım süresini doldurmuş makyaj malzemeleri, bakterilerin bulaşması yoluyla kaşıntı ve enfeksiyon oluşturma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2010/03/08/makyaj-malzemeleriniz-cildinizin-kabusu-olmasin--542032.Jpeg" alt="" width="115" height="129" /></p>
<div id="divAdnetKeyword2">
<p>Tarihi geçmiş makyaj malzemeleri mikroplar için mıknatıs görevi görüyor.</p>
</div>
<div id="divAdnetKeyword3">
<p>Avrupa Biriliği kuralları güzellik ürünlerinin banyo raf ömrünün tespit ve beyan edilmesini zorunlu kılıyor ama anketlere bakılırsa kadınlar bu durumdan pek de haberdar<span id="more-238"></span> değil.</p>
<p>1000 kadının katıldığı bir ankete ön ayak olan Debenhams&#8217;a göre, kullanım süresini doldurmuş makyaj malzemeleri, bakterilerin bulaşması yoluyla kaşıntı ve enfeksiyon oluşturma riski taşıyor. 10 kadından 9&#8242;u makyaj malzemelerinin açıldıktan sonra belli bir kullanım süresi olduğunu bilmiyor. Kutuların açma ikonları üzerinde, açıldıktan sonra ne kadar süreyle kullanılabileceği yazılıyor. Ancak kadınların çoğu ya ikon üzerindeki sembolleri anlamıyor ya da çok küçük olan yazıları okuyamıyor.</p>
<p>Kadınların % 68&#8242;i makyaj ve cilt bakım ürünleri bittiğinde yenisini aldıklarını söylüyor. Makyaj çantasının en kalıcı ürünlerinin başında göz farları ve allıklar geliyor. 18 ile 24 ay arası kullanıma uygun olan bu malzemeler ortalama 15 yıl kullanılıyor.</p>
<p>İngiliz Cilt Fon&#8217;unda çalışan Bevis Man, &#8220;Gözlerinize özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Gözde oluşan enfeksiyonlar acı verici ve uzun süreli olabilir,&#8221; diyor ve ekliyor, &#8220;Makyaj süngerleri bakteri cenneti gibidir. Özellikle uzun süreli kullanımlarda ve yıkanmadıkları zaman cilt için tehlikeli olabilirler. Süngerleri birkaç ayda bir değiştirmek en iyi çözüm.&#8221;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitki-saglik.com/makyaj-malzemelerinin-cilde-verdigi-zararlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

